| |
|
|
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Talha SÜPER ÜYE


Kayıt: 08 Şub 2007 Mesajlar: 1644
Durum: Çevrimdışı
Level : 34
|
Tarih: Pzr Ksm 16, 2008 2:03 pm Mesaj konusu: ömer in müslüman oluşu |
|
|
Ömer' in Müslüman Olusu
Bir persembe gecesi, Habîb-i ekrem 's.a.v.', Ömer 'r.a.' hakkinda düâ etdi. Düâsi kabûl oldu.
Buyurdular ki,
- Yâ Rabbî! Su iki kisiden hangisi sana sevgili ise dîn-i islâmi onun ile azîz eyle. Ömer bin Hattâb veyâ Amr bin Hisâm.
Ertesi gün, Kureysin büyükleri Haremde toplandilar.
- Isbu Ebû Tâlibin yetîmi Muhammed Mustafâ 's.a.v.' zuhûr edip, âbâ ve ecdâdimizin dînini ibtâl etdi. Putlarimiz için, fâide ve zarar vermez diye kötüledi. Gayretine dokunmuyor mu ki, yâ Ömer, bu denli kudret ve heybetin, izzet ve satvetin var iken, putlara yardim etmeyi, onu öldürmegi düsünmüyor musun, diye tahrîk etdiler.
Hazret-i Ömerin câhiliyye damari kalkdi. Sonu kötü olan bir gayretle, kilincini takindi. Resûlullah 's.a.v.' hazretlerini öldürmege giderken, Benî Zühreden Nu'aym 'radiyallahü teâlâ anh' hazretlerine rastladi.
- Yâ Ömer, nereye gidersin dedikde, cevâb verip,
- Su Kureysin büyüklerine ahmak diyen ve putlarimiza bâtil diyen, Muhammedi katl etmege gidiyorum, dedi.
Nu'aym 'radiyallahü teâlâ anh' dedi ki,
- Yâ Ömer! Hayret edilecek bir ise yeltenirsin. Basa çikamiyacagin sevdâya düsmüssün. Eger bu isi basarirsan, Benî Hâsim ve Benî Zühre seni sag koyacaklarini mi saniyorsun. Yürü var, isine git, deyince,
Ömer 'radiyallahü teâlâ anh' dedi ki,
- Yâ Nu'aym! Yoksa sende mi, Muhammedin dînine girdin. Eger öyle ise, evvelâ seni katl edeyim.
Nu'aym hazretleri dedi:
- Muhammedin dînine sâdece ben mi girdim, sanirsin. Kiz kardesin ve enisten de girmislerdir.
Ömer, bu haberi isitince, gadabi dahâ fazla olup, nereden ma'lûm onlarin müslimân olduklari, dedi.
Nu'aym dedi:
- Eger inanmaz isen, kiz kardesinin evine var. Bir koyunu kendi elin ile bogazla, pisirsinler. Onlar senin bogazladigin koyunu yimezler ise, o zemân bilmis olasin ki, onlar islâm dînine girmislerdir.
Hazret-i Ömer 'radiyallahü teâlâ anh' o tehevvür ile gidip, kapilarina vardi. Içeriden kulagina bir ses geldi. Dikkat ile dinledi.Anladi ki, okuduklari kelâm, hiç insan sözüne benzemez. Meger o vakt Tâhâ sûresi nâzil olup; hazret-i Fahr-i kâinât aleyhi efdalüttehiyyât, muhâcirînden Habbâbi 'radiyallahü anh' onlara göndermisdi. Onlara, o sûrenin âyetlerini ta'lîm ediyordu. O vakt, bunlar hazret-i Ömerin korkusundan, kapiyi baglamislardi. Ta'lîm ile mesgûl iken, hazret-i Ömer kapi ardindan dinledi. Dinledikçe, istidâdli kalblerine, ezelî olan kelâmin rahmânî nûrlari gelmege baslayip, seytânî küfr zulmeti mahv olmaga basladi. Sabr etmege mecâli kalmayip, kapiya eli ile vurdu. Kapi baglanmis idi. Dikkat kesildikleri gibi, içeride olanlar, korkularindan susdular. Habbâbi 'radiyallahü anh' gizlediler. Sûre-i kerîmeyi saklayip, kapiya bakdilar ki, gelen hazret-i Ömerdir 'r.a.'. Kilinci yaninda, heybetle ve satvetle gelmis ki, yüzlerine bakmaz. Kiz kardesi,
- Hos geldiniz deyip, içeri alip, oturdular.
Gelmelerinden dolayi, yiyecek tedârik edip, koyun getirdiler. Hazret-i Ömer 'r.a.' kalkip, kendi bogazladi. Pisirdiler. Hazret-i Ömer, ezelî kelâmin te'sîrinden mest olmus, ne konusmaga mecâli ve ne oturmaga sabri ve karâri var idi. Ne hâl ise, taâmi pisirip, ortaya getirdiler. Hazret-i Ömer dedi, gelin berâber yiyelim. Her biri bir özr behâne edip, yimediler. Kendileri de birkaç lokma aldilar. Dîn-i islâma girdiklerini tahkîk edip, hayreti de çogaldi. Taâmi [yiyecegi] kaldirdikdan sonra, süâl buyurdular ki;
- Okudugunuz ne idi.
Onlar okuduklarini inkâr eylediler. Korkularindan konusmaga basladilar.
Hazret-i Ömer 'radiyallahü teâlâ anh' buyurdular ki,
- Bilmis olunuz ki, ben Kureys arasinda kilinç baglayip, o da'vâ ile geldim ki, varip, Muhammedi katl edeyim. Yolda gelirken, sizin de Muhammedül-emînin dînine girdiginizi isitdim. Geldim ki, evvelâ sizi katl edeyim. Sonra Muhammedi katl edeyim. Lâkin, kapiya geldim. Kulagima bir ses geldi. Dinledikce o kelâmin lezzeti bir hâl verdi ki, o kötü fikr benden gidip, kalbime sevk ve muhabbet dolup, beni tedirgin eyledi. Elbette inkâra mecâl vermeyip, getirin okudugunuzu, dinleyelim, dedi.
Kiz kardesi ve enistesi, bu sözü isitdiklerinde, sevindiler. Kalbi islâm tarafina meyl etmisdir diyerek, dediler ki,
- Okudugumuz, Allahü teâlânin ezelî olan kelâmidir. Hak Sübhânehü ve teâlâ, hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm vâsitasi ile, Resûl-i ekrem 's.a.v.' hazretlerine indirmisdir. Dinlemek istersen, evvelâ gusl eyle. Ondan sonra okuyalim, göresin.
Hazret-i Ömer 'r.a.' kalkip, huzûr-i kalb ile, gusl edip, gelip, kibleye dönüp oturdu. Kiz kardesi kalkip, ta'zîm ve tekrîm ile, sûre-i serîfi eline alip, (Bismillahirrahmânirrahîm). (Tâhâ ...) diye okumaga basladi. Nazm-i serîfin fesâhat ve belâgatinden, kalbi çok yumusadi. (Ben o Allahim ki, benden baska ibâdete müstehak ilâh yokdur. O hâlde yalniz bana ibâdet et ve beni hâtirlaman için nemâz kil) meâlindeki Tâhâ sûresinin 14.cü âyetine gelince, Kur'ân-i kerîmin nûru kalbine nûrâniyyet verip, Kur'ânin eseri açiga çikip, küfr ve sekâvet zulmeti gitmege basladi. Dedi ki, beni, iki cihânin fahri, Muhammed Mustafâ 's.a.v.' hazretlerinin huzûruna ulasdirin. O sirada Habbâb bin Erat, perde arasindan disari çikip, dedi ki,
- Yâ Ömer, müjdeler olsun sana ki, Allahü teâlâya, Resûlullah 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' hazretlerinin etdigi düâsi, senin hakkinda, kabûl oldu. Allahü teâlâya hamd olsun.
Sevinerek, önüne düsüp, hazret-i Sultân-i Enbiyânin oldugu eve götürdü. Bütün Eshâb-i güzîn 'ridvânullahi teâlâ aleyhim ecma'în', hazret-i Ömerin geldigini görünce, hazret-i Fahr-i kâinâta haber verdiler.
- Birakin gelsin. Basinda devlet var ise îmâna gelir, buyurdu. Hazret-i Ömer 'radiyallahü teâlâ anh' hazret-i Peygamberin 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' mubârek nûr cemâlini müsâhede ile müserref oldu.
Resûl-i ekrem hazretleri buyurdular ki,
- Yâ Ömer, dahâ küfr ve sekâvetden vazgeçmek yok mu?
Hazret-i Ömer, Peygamberin mubârek cemâline nazar edip, kelâmini duyup, nazarlarina kavusunca, hemen karârsiz kalmayip, yüksek dergâhlarina yüz sürüp, sonra,
- Yâ Resûlallah, hiç sek ve sübhe kalmadi. Hak Peygambersin. Bana îmâni arz eyle, dedi.
(Eshedü en lâ ilâhe illallah. Ve eshedü enne Muhammeden abdühü ve Resûlüh) deyip, secere-i îmâni [îmân agacini] temîz kalbine dikdi. Cümle Eshâb-i güzîn 'ridvânullahi teâlâ aleyhim ecma'în' tekbîr getirip, sürûr-i kalb ile, hazret-i Ömer ile kucaklasip, boynuna sarildilar. Allahü teâlâ hazretlerine hamd ve senâ eylediler. Resûlullah 's.a.v.' buyurdu;
- Su getirdiler. Hazret-i Ömer 'radiyallahü teâlâ anh' temizlenip, gusl eyledi. Ona Kur'ân ta'lîm buyurdular. Kalbini îmân nûru ile doldurdular. Nemâzi ve diger dîni erkâni ta'lîm eyledi. Hazret-i Ömer onlari gördü ki, magara gibi gizli bir yerde dururlar.
Dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Bu ne keyfiyetdir ki, bu magarada ihtifâ buyurdunuz.
Se'âdet ile buyurdular ki,
- Müsriklerin mü'minlere ezâ ve cefâsindan dolayi burada dururuz.
Hazret-i Ömer 'radiyallahü teâlâ anh' dedi ki,
- Onlar puta gündüz taparlar. Önünde âsikâre yer öperler. Niçin biz, Hâlika gizli tapariz, yâ Resûlallah. Buyurun billahi varalim, biz de Harem-i beyt-i serîfde nemâzi âsikâre kilalim. Görelim, bize kim mâni' olur.
Fahr-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' kalkip, Sahâbe-i güzîn 'ridvânullahi teâlâ aleyhim ecma'în' ile berâber, hazret-i Ömer önlerinde, elinde yalin kilinç, Beyt-i serîfe dogru yürümege basladilar. Kureys müsrikleri önlerinde, hazret-i Ömeri böyle gördüklerinde, sevinip, dediler ki,
- Meger Ömer bunlarin hepsini esîr etmisdir, ki getirip karsimizda kirmak ister.
Yanlarina geldiklerinde, gördüler ki, hazret-i Ömer bunlarin herbirine güzel muâmele edip, bunlar ile karismis güle-güle söylesip gelirler. Ebû Cehl la'în bu hâli gördü. Müslimân oldugunu anladi.
- Âh! Gördünüz mü? Muhammed Ömeri de, kendi dînine döndürmüs. Ben size demedim mi ki, sihrle Muhammed onu aldatir, kendine uydurur. Siz dediniz ki, böyle olmaz. Eyvâh, gelin görelim, simdi ne yapalim. Ve ona ne söyliyelim. Yakinina geldiler. Hazret-i Ömer 'r.a.' kilinci kaldirip dedi; (Nazm)
Durun ben geliyorum, bize kiyâma durun,
Genç, ihtiyâr, yasli hepsi, efendi köle olsun.
Dîn-i islâmi teblîg için, Allah gönderdi,
Bize Peygamber olan Muhammedi 'aleyhisselâm'.
Açiga çikardi, güzel islâm dînini,
Putlar yikildi, kalmadi hükmleri.
Döndüm Hakka, bunun dînine girdim,
Ey Kureys! Hepiniz avam ve has böyle bilin!
Kâfirler, bu hâli görüp, içlerinde telâslanip, it gibi çagrisdilar. Ebû Cehl la'în, yüksek sesle dedi ki,
- Görün Muhammedi ki, Kureysin büyüklerini müslimân yapmaga basladi. Bu isler bize azdir. Dedim, gelin onlar çogalmadan, öldürelim, aldirmadiniz. Simdi ejderhâ oldu.
Kâfirler, hazret-i Ömerden korkup, hiçbir mü'mine el uzatmaga kâdir olmadilar. Her birinin dudagi kuruyup, kaldi. Server-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' ileri yürüyüp, Hacer-ül esved ile bâb-i Kâ'be-i serîf arasinda durup, nemâzi o gün âsikâre kildilar. Gerçi kâfirler çok idi. Mü'minler az idi. Nemâz bitdikden sonra kalkip, Kâ'beyi ta'vâf etdiler. Ibni Mes'ûd 'radiyallahü teâlâ anh' buyurdular ki, hazret-i Ömerin 'radiyallahü teâlâ anh' müslimân olmasi, mü'minlere feth ve nusret ve rahmet oldu. O müslimân oluncaya kadar dîn-i islâm âsikâre olmadi. Kâ'be-i mu'azzamada, müslimânlardan hiç kimse nemâz kilmamis idi. Nakl edilmisdir ki, hazret-i Ömer 'radiyallahü anh' îmâna geldikde, Peygamberimiz 's.a.v.' hazretleri, mubârek elini Ömerin 'radiyallahü anh' gögsüne koyup, üç kerre buyurdular ki,
- Yâ Rab! Bunun sadrinda olan gereksiz sifati [gögsünde bulunan kötü sifati] ve illeti [hastaligi] çikarip, onun yerine îmân ve hikmeti ver. _________________
 |
|
| Başa dön |
|
 |
hafize USTA ÜYE

Kayıt: 23 Eyl 2008 Mesajlar: 665
Durum: Çevrimdışı
Level : 23
|
Tarih: Pzr Ksm 16, 2008 3:05 pm Mesaj konusu: |
|
|
 _________________ [Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.] |
|
| Başa dön |
|
 |
İslamince GOLD ÜYE


Kayıt: 01 Eyl 2008 Mesajlar: 2440 Konum: en güzel Şehir...İstanbul Durum: Çevrimdışı
Level : 39
|
Tarih: Pzr Ksm 16, 2008 4:38 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Allah razı olsn kardeşim |
|
| Başa dön |
|
 |
MeDiNe YARDIMCI YÖNETİCİ


Kayıt: 21 May 2008 Mesajlar: 8735 Konum: istanbul Durum: Çevrimdışı
Level : 62
|
|
| Başa dön |
|
 |
medcezir GOLD ÜYE

Kayıt: 04 Arl 2007 Mesajlar: 2009 Konum: KONYA MEVLANA DİYARI Durum: Çevrimdışı
Level : 37
|
Tarih: Sal Ksm 18, 2008 9:59 am Mesaj konusu: |
|
|
ALLAH razı olsun kardeşim cok güzel bir paylaşımdı
insanın içinde ki en güzel iyilik bile islamda can buluyor inşALLAH günümüzde de bu artar _________________
*-* SeyF İsLaMıN Asabisi *-*
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.] |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|
|