| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
ŞEYHÜLİSLÂM VİP ÖZEL ÜYE


Kayıt: 14 Şub 2007 Mesajlar: 9379 Konum: İstanbul Durum: Çevrimdışı
Level : 63
|
Tarih: Pzr Ekm 31, 2010 11:13 pm Mesaj konusu: Nur Talebeleri Müminlerin Nereden ve Kimden Olursa Olsun.. |
|
|
Nur Talebeleri Mü’minlerin Nereden ve Kimden Olursa Olsun İstifadelerine Taraftardırlar:
Allah’ın rızasını esas maksat yaparak çalışan nur talebeleri Allah rızasının başarıya ve fazla
insanların etraflarına toplanmalarına bağlı olmadığını bilirler. Sayı çokluğuna önem vermezler. Önemli
olan haklı olmak ve Allah rızasına uygun çalışmaktır. Bazen olur ki bir kelime insanın kurtuluşuna ve
Allah’ın rızasına sebep olur. Bunun için ihlâslı ve hakperest bir nur talebesi müslümanın nereden ve
kimden olursa olsun istifadesine taraftar olur. Benden ders alsınlar düşüncesinin nefsin ve enaniyetin bir
hilesi olarak kabul ederler. (Lem’alar, 152)
Bu istifade imanda terakki ve İslam hakikatlerini öğrenmeye bağlı olan husustur. Yoksa bir nur
talebesi uyanıktır, feraset sahibidir. Allah’ın nuru ile bakar ve zahiri sebeplerin arkasında Allah’ın
kudretini gördüğü gibi, zahiri hizmetin arkasında da ehl-i dalaletin hilesini ve oyununu fark eder. Bunu
ehl-i imana haber verir ve uyanık olmalarını ihtar eder. Bundan dolayı da işin iç yüzünü bilemeyen
safdil eh-i iman tarafından sanki o hizmete engel ve muarız gibi anlaşılabilir. Ama nur talebesi bütün
bunlara aldırmadan görevini yapmaya devam eder. Bundan dolayı Nur Talebesinin iki düşmanı vardır.
Birincisi ehl-i dalalet ve küfür. İkincisi de ehl-i dalaletin aldattığı safdil ve cahil mü’minler. İşte Nur
Talebesinin dehşetli imtihanı da burada başlar. Yanlış anlaşılma ve safdil mü’minlerin de kendisine
cephe almasından çekindiği zaman gerçekleri ya gizlemek durumunda kalır veya o da o safdillere iltihak
eder. Burada imtihanı kaybeder.
Bunun için Nur Talebesi “hüsn-ü kabul ve hüsn-ü tefsir ve teveccüh-ü nâsı aramaz.” Bunların
Cenâb-ı hakkın vazifesi olduğunu düşünür. Kendi vazifesi olan Tebliğe dâhil olmadığını bilir. Vazifesini
yapar, Allah’ın vazifesine karışmaz. Yoksa hizmetteki ihlâsını kaybeder. (Lem’alar, 2005, s. 374) |
|
| Başa dön |
|
 |
ŞeFKaT FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 09 Şub 2007 Mesajlar: 17864 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 77
|
Tarih: Pzr Arl 19, 2010 3:13 pm Mesaj konusu: |
|
|
Biz vazifemizi yapalım Cenab-ı Hakkın vazifesine karışmayalım.Tebliğde esas olanda budur.Çok güzel hakikatlerden bahsedildi.Hakkıyla bu yolda hizmet edenlerden oluruz İnşaallah.Allah(c.c) razı olsun Admin Kardeşim. _________________ "Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah." |
|
| Başa dön |
|
 |
ŞEYHÜLİSLÂM VİP ÖZEL ÜYE


Kayıt: 14 Şub 2007 Mesajlar: 9379 Konum: İstanbul Durum: Çevrimdışı
Level : 63
|
Tarih: Çrş Arl 29, 2010 1:26 am Mesaj konusu: |
|
|
Ecmain İNŞÂALLAH.. Bilmukabele..
Emr-i bil-maruf nehy-i ani'l-münker |
|
| Başa dön |
|
 |
Kusva ÜYE


Kayıt: 27 Arl 2010 Mesajlar: 47
Durum: Çevrimdışı
Level : 5
|
Tarih: Çrş Arl 29, 2010 2:00 pm Mesaj konusu: |
|
|
Allah razı olsun şeyhülislam.. bizlere böyle bilgiler sunduğun için sağol..  |
|
| Başa dön |
|
 |
|