Selam;sayın site kurucusu kardeşim;evvela emeğiniz için teşekkür edrim ama benim kafama takılan bir soru oluştu,en üste ki video yu izlerken.Kafama takılan şu!.Peygamber efendimiz'in buyruğu üzere,Namaz da Miraç var. Ve ben 5 vakitnamazımı hiç kaçırmadan kılmama rağmen Mirac edemedi,edemiyorum,ne yapmam gerek,mirac etmem için?!.Bilgilendirirseniz sevinirim.Baki selamlar.Huu..
Mübarek kardeşim, daha iyi bildiğiniz halde bana yöneltmiş olduğunuz bu sorunun asıl amacı ve mahiyetini tam idrak edemediyimden, anladığım kadarıyla cevaplamaya çalışayım, İnşaallah..
Önce Mîrâc'ın çeşitlerine bakalım isterseniz.
MÎRÂC-I AHMEDÎ : Peygamberimizin (a.s.m.) Cenâb-ı Hakk`ın huzuruna ruhen, cismen ve hâlen çıkması mu`cizesi.
MÎRÂC-I ASGAR : Küçük Mi`râc. Kulun namazı.
MÎRÂC-I ÂZAM : Hz. Muhammed`in (a.s.m.) en büyük mu`cizelerinden olan Mi`râca gidişi.
Bu çeşitleri okursak bir nebzede olsa sorunuza cevap bulmuş olabileceğimizi temenni ediyorum..
Bence ödülü değilde, namazda ki huşuyu yakalamaya çalışsak daha meyvedar olacaktır.Yani namaz da dikkat etmemiz gereken hususlar neler? Huşu ve Tâdil-i Erkân, biz önce bunlara dikkat edelim..Namazın makbuliyeti için en önemli olan iki husus... Bunları tamamlamaya çalışalımda.. Namazımızın makamı ve meyvesi Takdir-i İlahi...
Güzel yorumlarınızla eksiklerimi tamamlayacağınız temennileri ile, hayırlı Ramazanlar mübarek kardeşim.. _________________ [Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Soru
Namaz Mü-minin Miracıdır ne demek? Namaz, kulun günde 5 defa Yaradanın huzuruna çıkması, divanında durması demektir. Bu yüce divanda, arada hiçbir vasıta olmadan her türlü dilek ve ihtiyacını, kul, bizzat Allah'a arzeder, O'na sığınır, yalnızca O'ndan yardım diler. Böylece Peygamberimizin, Mi'rac'da gerçekleşen Allah ile mülâkatı hâdisesi, namaz içinde sembolik olarak yaşanmış olur. Bu sırra işaret için, Peygamberimiz, "Namaz mü'minin mi'râcıdır" buyurmuştur.
Namaz, muayyen vakitlerde hususî hareket ve okuyuşlarla yerine getirilen bir ibâdettir.
Namaz, İslâm'ın îmandan sonra gelen en mühim emridir; dînin direği ve Müslümanlığın temel taşıdır. Namaz, îmanın alâmetlerindendir.
Namaz, kul ile Allah arasında yüksek bir nisbet, ulvî bir münasebet ve nezih bir hizmettir.
Namaz, Allah'ın kudretini idrâk eden ve büyüklüğü karşısında hayranlık duyan insanın, bu hürmet ve hayranlığını en münasip söz ve hareketlerle dile getirmesidir. Yahut da aynı hareketleri tekrarlamak suretiyle bu hürmet ve hayranlık duygularını kuvvetlendirmesidir.
Namaz, kulun günde 5 defa Yaradanın huzuruna çıkması, divanında durması demektir. Bu yüce divanda, arada hiçbir vasıta olmadan her türlü dilek ve ihtiyacını, kul, bizzat Allah'a arzeder, O'na sığınır, yalnızca O'ndan yardım diler. Böylece Peygamberimizin, Mi'rac'da gerçekleşen Allah ile mülâkatı hâdisesi, namaz içinde sembolik olarak yaşanmış olur. Bu sırra işaret için, Peygamberimiz, "Namaz mü'minin mi'râcıdır" buyurmuştur.
Namaz mahlûkatın bütün ibâdet şekillerini bir araya toplayan özlü bir ibâdettir. Kur'ân-ı Kerîm'in ifadesine göre, kâinattaki bütün mahlûkat Allah Teâlâ'yı, devamlı olarak zikir ve tesbih etmektedir: "Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı tesbih etmesin [Allah'ı zikretmesin ve Allah'a ibâdet etmesin]. Fakat siz onların bu tesbih [ve ibâdetlerini] anlayamazsınız." (el-İsrâ: 44). Yeryüzünde insan dışındaki canlılara baktığımız zaman esas olarak üç şekilde görürüz: Dik olarak ayakta duranlar: Bitkilerin çoğunluğu ile iki ayaklı hayvanlar gibi. Yarı ayakta, yani, eğik olarak duranlar: Dört ayaklı hayvanlar gibi. Yerde sürünenler: Sürüngen hayvanlarla bâzı bitki çeşitleri gibi. Bu saydığımız mahlûklar, yukarıdaki âyetin ifade ettiği ibâdetlerini, bulundukları şekilleriyle yapmaktadırlar. Fakat insan oğlu namaz kıldığı zaman, bu mahlûkların ayrı ayrı olan ibâdet şekillerini namazı içinde birleştirmektedir. Nitekim, namazın bir kısmı ayakta (kıyam), bir kısmı yarı ayakta, eğilerek (rükû') ve bir kısmı da yerde (secde) yapılmaktadır. Bu da göstermektedir ki, namaz, Allah'a ibadet şekillerinin hepsini kendinde toplayan en mükemmel ibâdet hâlidir. Melekler de, diğer varlıklar gibi, yalnız bir şekil ile Allah'a ibâdet ederler. Bu da yukarıda belirttiğimiz gibi ya kıyam, ya rükû' ya da secde hâlinde bir ibâdettir. İnsan ise yüksek yaratılışı icabı olarak meleklerin ibâdet şekillerini de kendi ibâdeti içinde birleştirerek Allah'a kulluk vazifesinde bulunmaktadır.
Namaz, Allah'ın yüce şânını ve sonsuz kudretini terennüm eden en güzel şekil ve kelimelerden meydana gelmiştir: Namazın içinde, tekbir, tevhid, tesbih, medh ü senâ, hamd, şükür, hürmet, tevazu', tazarru' ve niyaz, bütün mü'minlere hayır dua Peygamberimize salât ü selâm bulunmaktadır. Kur'an okumak başlı başına bir ibâdettir. Namazda bir miktar da Kur'an okunmaktadır. Mü'minlerin birbirleri ile selâmlaşmaları ayrı bir ibâdettir. Namaz sonunda selâm da vardır. Yine İslâm'a göre tefekkür büyük ibâdetlerden biridir. Cemaatla kılınan namazlarda mü'minler Allah'ın kudretini düşünme imkânına sâhip olurlar. Namaz içinde yemeyi, içmeyi terk gibi oruca ait yasaklar bulunduğundan, namazda oruc da mevcuttur. Namazın zekât ve hacc ile de alâkası vardır. Çünkü namaz, vücudun ve ömrün zekâtıdır. Namazda kıbleye dönülmesi ise, hacca bir işâret ve nümûnedir. Görüldüğü gibi, namaz, bütün bedenî ibâdetleri içine almakta, hepsine birden hulâsa ve fihriste olmaktadır. Namazın bu vasıflarına, Süleyman Çelebi Mevlid'inde şu şekilde işâret etmiştir: "Sen ki, Mi'râc eyleyüb ettin niyâz, Ümmetin mi'râcını kıldım namaz. Her kaçan kim bu namazı kılalar Cümle gök ehli sevâbın alalar. Çünki her türlü ibâdet bundadır, Hakk'a kurbiyyetle vuslat bundadır."
Sorularla İslamiyet Editör
Birde bu yazıyı okuyun inşaallah tam olarak anlaşılmış olacaktır. _________________ Risale-i Nur dairesinde bulunmak o hizmetin mükâfatıdır.Ayrı bir ücret beklemeye gerek yoktur.
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Melami Kardeşim; Ben 5 vakit namazımı hiç kaçırmadan kılmama rağmen Mirac edemedi,edemiyorum,ne yapmam gerek,mirac etmem için?!.
Peygamberimizin, Mi'rac'da gerçekleşen Allah ile mülâkatı hâdisesi, namaz içinde sembolik olarak yaşanmış olur. Bu sırra işaret için, Peygamberimiz, "Namaz mü'minin mi'râcıdır" buyurmuştur.
Yani bizler namazın manasını iyi anlarsak Efendimizin(s.a.v) Cenab-ı Hakla mülakatı gibi bizlerde namazda onun huzurunda olarak bunu gerçekleştirmiş oluruz.Ben mİrac etmek istiyorum demek ,bu manaları bilerek kılmayı gerektirir.Zaten bunların idrakinde kılınan bir namazda ayrı huşu sezilecektir. _________________ Risale-i Nur dairesinde bulunmak o hizmetin mükâfatıdır.Ayrı bir ücret beklemeye gerek yoktur.
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Paylaşım için teşekkürler abi emeğine sağlık Allah ( celle celaluhu ) razı olsun süper bir konuya değinmişsin..
Namaz konusunda hiç fire vermememiz gerekirken... namaz kılmamak gerçekten çok utandırıcı bir durum..
Bu konu üzerinde yine bayağı yazmak isterdim yalnız Melami abimizin sorusu aklıma takıldı İNŞÂALLAH biraz cevap verebilirim.
Sevgili Maleni abi..
Namaz müminin miraçı derken.. Gerçekten de somut bir şekilde havaya kalkmak ya da uçmak gibi bir durum olmasın.
Yalnız Peygamber Efendimiz ( a.s.v ) ın Miraç durumu farklı ve özeldir. ( Bu konuyla ilgili de soracağınız konu varsa açıklamaya çalışırım şimdilik bu konuya değinmek istemiyorum. )
Şimdi ilk olarak SERZAKİR abinin de dediği gibi tadil-i erkan ve huşuyu yakamanın yollarını öğrenmemiz lazım.
Tadil-i Erkan ve Huşu da namazı en güzel şekilde kılmanın yollarıdır.. en önemlisi Allah 'ı anmaktaki bakış acının genişliği çok önemlidir.
Allah ' ı ne kadar biliyoruz ? Ne kadar tanıyoruz ? Tam mı ? Eksik mi ? Bu soruları ilk olarak kendimize sorarak huşu ve tadil-i erkanı yakayalabiliriz.
Tadili-i Erkan ve huşuyu yakalayınca da işte namazda miraç durumu olabilir. ( tabiki namazda uçmayı beklemeyin )
Örneğin ; Abdussamed , Şatiri , Kâbe İmamı vb. imamları dinlediğinizdeki lezzeti İNŞÂALLAH hissedeceksiniz.
Ve gitmiş olduğunuz ya ka kılacak olduğunuz camii/mekanın sizin için atmosfer içeren yerde kılmanızı tavsiye ederim..
Ki bunları yaptığınız da ya da bildiğinizde siz farkınızda olmadan bile gözlerinizden yaşlar akmaya başlayabilir..
Birde namazın ehemmiyeti var tabi ki de.. Allahuekber dediğimizde ya de denildiğinde.. ne anlama geldiğini bilmek ve nerede olduğumuzu düşünmek gerekir..
Örneğin ; İmam Allahuekber dedi eller kulak memesine değdi ve herşey geride kaldı Ya RABBİ artık ben senin huzurundayım ne olur beni huzuruna kabul eyle benim senden başka çalacak kapım yok..
Kovma bizleri ne olur.. Sensiz biz ne yaparız ... nerelere gidebiliriz ki.. diye de bilmek gerekir..
Yalnız namazdayken bunları aklınıza getirmemeye dikkat etmeli namazdayken Allah ın huzurunda olduğunuzu unutmamalı ve Kur'an-ı Kerim'i en iyi şekilde okumalı ve dinlemeli..
Şimdilik bu kadar yeterli olmuştur İNŞÂALLAH yardımcı olabilmişimdir.
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız