| |
|
|
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
deniz*yıldızı GOLD ÜYE


Kayıt: 09 May 2008 Mesajlar: 2170 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 38
|
Tarih: Sal Arl 14, 2010 7:54 pm Mesaj konusu: Mutluluk görebildiğin her yerde :) |
|
|
MuTLuLuK;
Sıkıntıları bir kenara atıp kocaman kocaman gülücükler saçabilmek
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Okurken sana seni hatırlatan bir kitabın sayfalarına düşebilmek sayfalar arasından kendine varabilmek;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Paylaşabilmek hiç bir amacın ardına saklanmadan kayıtsız şartsız;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Yürek yüreğe deruni bir bağ kurduğun Dostlarınla olmak ;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Rabbinle konuşup O'nun huzurunda huzurlanmak dua dua kanatlanmak ;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Veee Ömrüne sunulan en güzel hediyeyi beklemek,sabırla,şükürle ve sonsuz bir heyecanla...
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Yüreğinin gül bahçesinden sana Güller ve Gül'ümsemeler sunan Can'ların varlığı ;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Bir ekmek parçasıyla doymakdoyurulmakve derin derin düşünmek;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Yapılan bir Kar Tatili ...
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Doyasıya kar'a bulanmakkar'ın keyfini çıkartmak ;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Buz gibi havada üşümüşlüğümüzü giderici sımsıcak bir kase çorbacık
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Çocuksu hayallerimizden vazgeçmemek;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Tebessüme bürünüp ; Sabahın erken saatlerinde fırına gidip sıcacık ekmekler almak ,koşa koşa kahvaltıya yetistirmek..
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Sevdiklerinle 1 yaş daha büyümek,huzurla,hayırla,sağlıcakla;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Sevdiğine ve sevdiklerine sımsıkı sarılabilmek;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
'' Biz '' diyebildiğin , ''Bir'' olabildiğin koca bir ailenin,dostlarının,sevdiklerinin varlığı ;
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
Mutluluk görebildiğin her yerde...
Aldığın verdiğin nefeste, etittiğin Dua'da, yitirmediğin Umut'ta,sıcacık yuvanda,kaybetmeden kıymetini bilmen gereken Sevdiklerinde,Karın Yağışında, Yağmurun altında ıslanışında, sahip oldugun sağlığında,hiç beklemediğin anda telefonuna gelen seni kendine getiren güzel bir dostun manidar mesajında, sana anne baba diyen bebeğinin o datlı dilinde ve de dahasında
görmek istedikten sonra her an her yerde saklıdır mutluluk...
yok'lara değil Var'lara dalan her gönül mutluluktan nasibini bolca alır...
Mutlu kalın
Huzurla
Tebessumle
ve tabii ki Duayla
|
|
| Başa dön |
|
 |
YASİR GOLD ÜYE


Kayıt: 04 Eyl 2007 Mesajlar: 3054 Konum: mekan34 vatan71 Durum: Çevrimdışı
Level : 43
|
Tarih: Sal Arl 14, 2010 10:57 pm Mesaj konusu: |
|
|
mutluluk görebildiğin heryerde
umutsuzluğun hakim olduğu olumsuzlukların sokakları doldurduğu gönüllere bir parça mutluluğun bile doyasıya ihtiyaç duyduğu şu zamanda mutluluğu görebilmek büyük iş |
|
| Başa dön |
|
 |
deniz*yıldızı GOLD ÜYE


Kayıt: 09 May 2008 Mesajlar: 2170 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 38
|
Tarih: Çrş Arl 15, 2010 12:00 am Mesaj konusu: |
|
|
Aslında mutluluk bizim elimizde... Umutlu olmazsak, hayattan lezzet alamayız ki... Mutsuz oldugumuz zamanda bile mutluluğu yakalayabiliriz. Ya da yakalamaya çalışmalıyız..Düşüncemizi değiştirebiliriz...Çok umutsuz, mutsuz bir anımızda.. Düşüncelere dalmalıyız...Sevdiklerin yanında mı.... saglıgın yerinde mi....Nefes alabiliyor musun...Konuşabiliyor musun... Derdini anlatabiliyor musun.. Kimse duymuyor mu seni... Kimse duymasa bile, yardımcı olmasa bile.... Seni gören, Seni duyan var..Her an yanında, sana yardım eden var...Rabbimiz var...Bundan daha güzel ne olabilir ki... İnanan bir insanın umudu hiç tükenmez diye düşünüyorum...Hiç mi mutsuz olmadım ki ben...Oluyorum bazen ama Mevlam'ı yanımda hissettiğim zaman , O'nun yardımı geldiği zaman mutsuzluğum bir bakmışım yerini mutluluk almış Rabbim ikisinide tattırıyor bize ...Degerini, arasında ki farkı daha iyi biliyoruz o zaman...Daha bir şükrümüz artıyor ...umutsuz oldugumuzda Mevlamıza yaklasıyoruz İNŞAALLAH....Mutlu olmak çok güzel bir duygu...Mevlam herkesi mutlu, mesut, huzurlu eylesin inşaALLAH... |
|
| Başa dön |
|
 |
MeDiNe YARDIMCI YÖNETİCİ


Kayıt: 21 May 2008 Mesajlar: 8735 Konum: istanbul Durum: Çevrimdışı
Level : 62
|
Tarih: Çrş Arl 15, 2010 1:03 am Mesaj konusu: |
|
|
mutluluk ...
eger güzel gören gözle bakabliyosan yanında gibidir
mutluluk ...
yaşam çokta acı verse elbet biyerlerle bi sebep bulmak gibidir
mutluluk....
bir tabaktan sevgiyi tadmak gibidirr _________________
"Keşke anlatabilsem..
Bir tebessümün nelere kadir olduğunu." |
|
| Başa dön |
|
 |
yeter__1 VİP ÖZEL ÜYE


Kayıt: 16 Ksm 2008 Mesajlar: 8038
Durum: Çevrimdışı
Level : 60
|
Tarih: Cmt Arl 18, 2010 11:43 pm Mesaj konusu: |
|
|
| deniz*yıldızı yazmış: | Aslında mutluluk bizim elimizde... Umutlu olmazsak, hayattan lezzet alamayız ki... Mutsuz oldugumuz zamanda bile mutluluğu yakalayabiliriz. Ya da yakalamaya çalışmalıyız..Düşüncemizi değiştirebiliriz...Çok umutsuz, mutsuz bir anımızda.. Düşüncelere dalmalıyız...Sevdiklerin yanında mı.... saglıgın yerinde mi....Nefes alabiliyor musun...Konuşabiliyor musun... Derdini anlatabiliyor musun.. Kimse duymuyor mu seni... Kimse duymasa bile, yardımcı olmasa bile.... Seni gören, Seni duyan var..Her an yanında, sana yardım eden var...Rabbimiz var...Bundan daha güzel ne olabilir ki... İnanan bir insanın umudu hiç tükenmez diye düşünüyorum...Hiç mi mutsuz olmadım ki ben...Oluyorum bazen ama Mevlam'ı yanımda hissettiğim zaman , O'nun yardımı geldiği zaman mutsuzluğum bir bakmışım yerini mutluluk almış Rabbim ikisinide tattırıyor bize ...Degerini, arasında ki farkı daha iyi biliyoruz o zaman...Daha bir şükrümüz artıyor ...umutsuz oldugumuzda Mevlamıza yaklasıyoruz İNŞAALLAH....Mutlu olmak çok güzel bir duygu...Mevlam herkesi mutlu, mesut, huzurlu eylesin inşaALLAH... |
Aminnnnn..umutsuzluk da olmasa Rabbimize hangi vesilelerle yaklaşacağız.Nerde bittim yetiş Yarab desek imdadımıza Rabbimiz yetişiveriyor.Rabbim Sana güvenen Sana dayanan kullarından eyle.Arkamızı desteksiz bırakmA Rabbim bizleri terk etme bırakma Rabbimmm.Aminnnnn _________________ ÇIKTIK YOLA BİR KERE, DÖNÜŞ YOK GAYRI!...SEN KES YOLUMU! SANA ULAŞSIN ÇIKTIĞIM TÜM YOLLAR...
|
|
| Başa dön |
|
 |
deniz*yıldızı GOLD ÜYE


Kayıt: 09 May 2008 Mesajlar: 2170 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 38
|
Tarih: Pzr Arl 19, 2010 1:22 am Mesaj konusu: |
|
|
Amin canım kardeşim amin inşaALLAH...Biz Rabbimizi ne kadar terk etsekte, unutsakta öyle bir Mevlamız var ki.... O (cc.) bizi unutmuyor ELHAMDULİLLAH..Ne mutlu bize..Ne kadar şükretsek, başımızı secdeden kaldırmasak bile yine yerine getiremeyiz...Rabbim'e hayırlı bir kul oluruz inşaALLAH.....
En son deniz*yıldızı tarafından Pzr Arl 19, 2010 1:24 am tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
|
| Başa dön |
|
 |
ŞeFKaT FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 09 Şub 2007 Mesajlar: 17864 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 77
|
Tarih: Pts Oca 03, 2011 12:26 am Mesaj konusu: |
|
|
Allah(c.c) razı olsun Yıldızım.Çok ama çok güzel paylaşımdı. _________________ "Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah." |
|
| Başa dön |
|
 |
deniz*yıldızı GOLD ÜYE


Kayıt: 09 May 2008 Mesajlar: 2170 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 38
|
Tarih: Prş Oca 06, 2011 1:35 am Mesaj konusu: |
|
|
Amin Şefkatim ya Rabbim senden de razı olsun inşaALLAH....Beğendiğine sevindim |
|
| Başa dön |
|
 |
lalegul GOLD ÜYE


Kayıt: 27 Ksm 2008 Mesajlar: 3391 Konum: http://www.seyfislam.com/forum/ Durum: Çevrimdışı
Level : 44
|
Tarih: Prş Oca 06, 2011 5:13 pm Mesaj konusu: |
|
|
Rabbinle konuşup O'nun huzurunda huzurlanmak dua dua kanatlanmak
Yaşam her an mutluğu aramaktır
hüzünlerin arkasından gelen kıymetli mutluluk
hiç bir gece sonsuz değildir elbet arkasından doğan bir güneş bekler onu
Sağlasın Yıldızım
bunları okurken bile içime bir mutluluk verdin hissetirdin RABBİM razı olsun inşallah _________________
İlk” te “son” bulmaktır!..“Başlangıçta”, “bitmek”tir AŞK!...Aşk ne hüzün, ne sevinç, ne hülya…Aşk, sahili olmayan koca bir derya!…Aşk ne Mecnun, Aşk ne Leyla… AŞK dediğin, yüce MEVLA |
|
| Başa dön |
|
 |
yeter__1 VİP ÖZEL ÜYE


Kayıt: 16 Ksm 2008 Mesajlar: 8038
Durum: Çevrimdışı
Level : 60
|
Tarih: Prş Oca 06, 2011 10:29 pm Mesaj konusu: |
|
|
Allah 'ım sen kalplerimizi nefretten uzak eyle aminnnnnnnn _________________ ÇIKTIK YOLA BİR KERE, DÖNÜŞ YOK GAYRI!...SEN KES YOLUMU! SANA ULAŞSIN ÇIKTIĞIM TÜM YOLLAR...
|
|
| Başa dön |
|
 |
Salik USTA ÜYE


Kayıt: 19 Hzr 2007 Mesajlar: 627
Durum: Çevrimdışı
Level : 22
|
Tarih: Prş Oca 06, 2011 10:38 pm Mesaj konusu: |
|
|
Amin...
Nefret esaret..
Nefret kölelik..
Nefret , nefret edilene bağlılık..
Vardı bu manayı anlatan bir yazı..Metin Karabaşoğlu ağabeyin.. Nerdeydi acep... |
|
| Başa dön |
|
 |
yeter__1 VİP ÖZEL ÜYE


Kayıt: 16 Ksm 2008 Mesajlar: 8038
Durum: Çevrimdışı
Level : 60
|
Tarih: Prş Oca 06, 2011 11:00 pm Mesaj konusu: |
|
|
Metin KARABAŞOĞLU
Nefret Bağımlılıktır.
RABBİM HAYATIM BOYUNCA yol göstericim olacak bir büyük hikmeti bana nasip ettiğinde, yirmi yaşındaydım.
Dört arkadaş bir evde kalıyorduk, içlerinde en küçükleri bendim, eve en yakın okul benim okulumdu. O yüzden, yemek işini nöbetleşe yapmaya sözleşmiş olsak bile, zaman içinde, hasbelkader, yemek pişirmek çoğunlukla benim üzerime kalmıştı. Sözleştiğimiz kavle göre buna mecbur değildim, ama içimden öyle geldiği için, arkadaşlara bir ikram olarak böyle yapmayı itiyad edinmiştim.
Gel zaman git zaman, biraradalığın, arkadaşlığın hatırına yaptığım bu şeyin benim üzerime yazılmış bir vazife olarak algılanır hale geldiğini hissetmeye başladım. Bir ikram olarak yapmaya başladığım şeyin ‘mecburiyet’e dönüşmesi bana dokundu ve nihayet bir gün yemek yapmamaya karar verdim. Arkadaşlar eve geldiğinde sofra hazır olmadığı gibi, mutfakta yemek de yoktu. Yemeğin niye hazır olmadığını bana sorduklarında vereceğim cevap ise, gündüzden hazırlanmıştı: “Benim her gün size yemek hazırlama mecburiyetim yok ki?”
O gece bir rüya gördüm. Rüyamda, yemek yemek veyahut yemek yapmak için mutfağa girmek istemiş, ama mutfağın tam ortasına çöreklenmiş kocaman bir boğa yılanı tarafından engellenmiştim. O taraftan geçeyim, bu taraftan atlayayım diye yaptığım her yeni hamle, ağzını açıp çatal dilini oynatıp duran devasa yılan tarafından püskürtülüyordu. Sonuç, mutfağa giremeden odama dönmekti.
O sabah uyandığımda, aklımda hâlâ bu rüya vardı. Yoruma mecal bırakmayan açık bir rüyaydı bu; öyle düşünüyordum. Mutfağın ortasındaki o yılan, ‘lutfen’ yapılan birşeyin ‘mecburen’e dönüşmesi karşısında duyduğum tepkiyle ‘içimden geldiği gibi’ değil, ‘arkadaşlarımın aymazlığına göre’ davranmaya başlamamdı. Bu yılan düşünce, beni mutfağa sokmamış; o akşamı herkesin kahvaltı türü birşeylerle geçiştirmesine yol açmıştı.
O günü önceki günün hadisatı ve gece gördüğüm rüyanın muhasebesi içinde yaşadım ve o sıralar tutuyor olduğum ve “Yaşanmış Defter” adını verdiğim günlüğüme akşam şunu yazdım: “Nefret bağımlılıktır, sabır ise herşeydir.”
Sonraki hayatım boyu yol göstericim olmuş bir büyük hikmet işte buydu ve bu hikmet sonraki hayatım boyunca beni nefret sarmalından uzak tuttuğu gibi, nefretin cehennemine dair gözlemlerimi bir bir çoğalttı.
Bu gözlemler eşliğinde tekrar tekrar kavradım ki, nefret, bir insanın başına gelebilecek en büyük felâketlerden biridir ve iç dünyalarda en az eroinin bedende ve sinir sisteminde yaptığı tahribat kadar tahribata yol açmaktadır.
Nefret eden kişi, nefretini sürdürdüğü sürece, ‘kendisi’ değildir artık. O, kendisi değil, düşman bellediği kişinin zıddı, ‘başkasının karşıtı’dır. Hayatının rotasını kendi ubudiyeti, kendi vazifesi, kendisinin yeryüzünde bulunuş gayesi üzerine kurmaz; bilakis başkasının karşıtlığı üzerine kurar, kendi varlığını bu karşıtlık ile tarif eder ve sürekli bu karşıtlıkla beslenmek ister. Bu yüzden, nefretine sürekli bir tecessüs de eşlik eder; ve nefreti için yeni malzeme devşirmekle yükümlü kılınan bu tecessüsünün beraberinde, zayıf bir emareyi kavi bürhan gören, olmadık işten olmadık yargılar çıkaran, alâkasız konuları nefretinin odağıyla irtibatlandıran bir çizgide suizandan gıybete, gıybetten iftiraya yuvarlanıp, kalbini de, ruhunu da, aklını da hasta eder.
Bu döngü içerisinde, kişiyi ‘Allah’ın olmasını istediği gibi olmak’tan, ‘kendisi gibi olmak’tan alıkoyan, onu başkasını yutmakla beslenen bir kara deliğe dönüştüren bir cehennemî halettir nefret. Bir bağımlılıktır; hem de en fecisinden bir bağımlılıktır.
Dahası, bu bağımlılık içinde, eğer merhametsiz biri ise, nefret ettiği kişi tarafından kolaylıkla yönetilebilir, yönlendirilebilir derecede iradesini dumura uğratmıştır; son derece aciz ve zavallıdır. Nefretin sahibi, nefretiyle hadisatı yönetmeye kalkışırken, en küçük bir kıvılcım, en küçük bir fısıltı ile dahi kolayca yönetilir, yönlendirilir. Nefret ettiği kişi, eğer istese, kulağına gidecek asılsız bir söylentiyle onun günlerini ve haftalarını kapkara edebilir; eğer istese, sabırlı insanın gülüp geçeceği bir cümleyle onu çılgına çevirebilir.
Daha da ötesini ise, gazetelerin üçüncü sayfalarında okur insan. Üçüncü sayfalar, bir açıdan, ‘nefretin insanın başına açtığı fenalıklar’ bülteni gibidir; üçüncü sayfalara konu olmuş rezil haberlerin hemen hepsinde nefretin hissesi vardır.
Rabbim kalbimi bir rüyayla destekleyip beni nefretin bağımlılık, sabrın ise herşey ama özellikle de özgürlük olduğunu öğrettiğinde yirmi yaşındaydım.
Benimkisi, olsa olsa uzaktan uzağa nefretin kokusunu hissettiren bir durumdu üstelik.
Ama hâl-i âleme baktığımızda görüyoruz ki, niceleri hayat yolculuğunda ruhunu filan veya falan yerdeki ona göre dikenli bir ana takmış; ömür geçiyor ama vazife-i ubudiyet devam ediyor olsa bile, habire o yerde duruyor da duruyor. Kimisi babasının, kimisi annesinin, kimisi çocuğunun, kimisi halasının, kimisi kocasının, kimisi ortağının, kimisi işçisinin, kimisi patronunun, kimisi arkadaşının yaptığına kendini kilitlemiş; o noktada sürekli patinaj yaptırarak ruhunun balatalarını eskitiyor.
Anladığım birşey değil; insan nasıl nefret zindanına ruhunu hapsedip nefretin zehriyle kendini beslemeye yeltenebilir?
Anladığım birşey değil; sabrı, hakkı ve merhameti tavsiye etmek mü’minlerin şiarı iken niceleri nefret zindanlarına suizan, gıybet, iftira taşıyabilir?
Ne mutlu nefretin bağımlılığından ruhunu kurtarıp sabrın özgürlüğüne kanat çırpabilenlere!
Veyl o nefret tiryakilerine!
Karakalem Dergisi _________________ ÇIKTIK YOLA BİR KERE, DÖNÜŞ YOK GAYRI!...SEN KES YOLUMU! SANA ULAŞSIN ÇIKTIĞIM TÜM YOLLAR...
|
|
| Başa dön |
|
 |
yeter__1 VİP ÖZEL ÜYE


Kayıt: 16 Ksm 2008 Mesajlar: 8038
Durum: Çevrimdışı
Level : 60
|
Tarih: Prş Oca 06, 2011 11:08 pm Mesaj konusu: |
|
|
"Rabbim kalbimi bir rüyayla destekleyip beni nefretin bağımlılık, sabrın ise herşey ama özellikle de özgürlük olduğunu öğrettiğinde yirmi yaşındaydım.
Benimkisi, olsa olsa uzaktan uzağa nefretin kokusunu hissettiren bir durumdu üstelik. "
Sabretmek insanın kendi iradesinde insan sadece kendi iadesinde olursa özgür olur. Çok manidar... Rabbim bizleri de kendi irademize bıarktı cizi ama insana bahşedilen büyük bir nimet ve özgürlük  _________________ ÇIKTIK YOLA BİR KERE, DÖNÜŞ YOK GAYRI!...SEN KES YOLUMU! SANA ULAŞSIN ÇIKTIĞIM TÜM YOLLAR...
|
|
| Başa dön |
|
 |
Kavs-ı kuzeh VİP ÖZEL ÜYE


Kayıt: 11 Şub 2011 Mesajlar: 2003
Durum: Çevrimdışı
Level : 36
|
Tarih: Prş Şub 17, 2011 2:45 pm Mesaj konusu: |
|
|
Mutluluk her an Allahla olmak her an onun aşkını hisstmektir mutluluk hayatın her safhasında Rabbimm sen çok büyüksün diyebilmektir..mutluluk Rabbin bizleri sevmesidir..Mutluluk Rabbimmmmmmmm seni çok seviyorum diyebilmek ve söylerken yüreğnn titremesidir..
Rabb'in razı olduğu kullarından olmak duasıyla  |
|
| Başa dön |
|
 |
Talha SÜPER ÜYE


Kayıt: 08 Şub 2007 Mesajlar: 1644
Durum: Çevrimdışı
Level : 34
|
Tarih: Pts Ağu 01, 2011 9:00 pm Mesaj konusu: |
|
|
hepside çok güzel resimler eşiliğinde anlamlı yazılar  _________________
 |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|
|