Müminin özel vasfı: Sabır ve sükür!.

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> İslami Yazılar
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ERHAN
YARDIMCI YÖNETİCİ
<b>YARDIMCI YÖNETİCİ</b>


Kayıt: 05 Oca 2009
Mesajlar: 3944
Konum: ANKARA
Durum: Çevrimdışı

Level : 47
HP: 2469 / 7965  
 31%
MP: 0 / 3803  
 0%
EXP: 116 / 234  
 49%
MesajTarih: Cmt Oca 21, 2012 3:44 am    Mesaj konusu: Müminin özel vasfı: Sabır ve sükür!. Alıntıyla Cevap Gönder






Belâlara sabretmek, kurtuluşa sebep olan güzel huylardandır. Sabır, Peygamberlerin hasletlerindendir. Allahü teâlâ, habîbine sabrı buyuruyor ve Ahkâf sûresi onbeşinci âyetinde (O halde “Ey Resûlüm, kâfirlerin eziyetlerine karşı,” ulûl’azm peygamberlerin sabrettikleri gibi sabret ve onlar hakkında azâb için acele etme!) buyuruyor.
Sabrın büyüklüğü ve fazîleti sebebiyle Kur’ân-ı kerîmde yetmişten fazla yerde sabır ve sabredenlerin sevâblarının hesapsız verileceği bildiriliyor. Allahü teâlâ buyuruyor ki:

(Elbette sabredenlerle beraberim.)

(Muhakkak biz, sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz.)

(Ey mü’minler sabır ve namazla, Allahü teâlâdan yardım isteyin. Muhakkak ki, Allahü teâlâ sabır edicilerle beraberdir.)

(Ey mü’minler, itâ’at ediciyi âsiden ayırmak için sizi gazâda düşmandan korkmakla, yahut oruç, kıtlık ve açlıkla, zekât ve bir zarar neticesinde malın azalmasıyla, hastalık ve zayıflık gibi beden noksanlarıyla, gök ve yer âfetlerinden meyvelerinizin veya meyve yerinde olan evlâtlarınızın mahv ve noksanlığıyla imtihan ederim. Ey habîbim, sen sabredicilere ikrâmımı müjdele!)

(Fakr ve meşakkat külfetlerine ve kâfirlerin eziyetlerine sabredenlerin elbette ecir ve mükâfatını, amellerinden güzel ve çok ederiz.)

(Ey habîbim, dâima sabredici ol! Senin sabrın ancak Allahü teâlânın tevfik ve yardımı iledir.)

Sabrın fazîleti o kadar büyüktür ki, Allahü teâlâ, sabrı çok aziz eyledi. Herkes sabır ni’metine kavuşamaz.

Hadîs-i şerîfler yol gösteriyor

(Size verilen en az şey, yakîn ve sabırdır. Bu ikisinin kendisine verildiği kimse, çok nâfile namaz kılmasa da, oruç tutmasa da korkmasın! Bugünkü hâlinize sabredin, değişmeyin! Bu sabırlı hâlinizi, bir kimsenin, bütün insanların iyi amellerini yapmasından daha çok severim. Sabreden tam sevâb alır.)

(Sabır, Cennnet hazinelerinden bir hazinedir.)

(Allahü teâlâ sabredenleri sever.)

(Mü’mine gelen her dert, üzüntü, hastalık, eziyyet, sıkıntı, günâhlarına keffârettir.)

(Sabır îmânın yarısıdır.)

(Hoşlanmadığın şeye sabır etmende büyük hayır vardır.)

Peygamber efendimiz, taş kaldırıp kuvvet denemesi yapan bir topluluğa rastladı. Onlara sordu:

- Bu taşı kaldırmaktan daha zorunu bilir misiniz? Bundan daha zorunu size bildireyim mi?

- Bildir yâ Resûlallah, dediler.

- Öfkeli bir kimse, öfkesini yener, sonra sabır yolunu tutarsa, sizin en ağır taş kaldırmanızdan daha kuvvetlidir.

Hazret-i Ali buyurdu ki:

“Sabrın îmândaki yeri, başın bedendeki yeri gibidir. Başsız beden olmayacağı gibi, sabırsız da îmân olmaz.”

Dünya mihnet ve sıkıntı üzerine kurulmuştur. Sıkıntının ise, sabretmekten başka çâresi, katlanmaktan başka kurtuluş yolu yoktur. Üç sabır çok sevgilidir: Tâ’ate sabır, günâh işlememeğe sabır, belâ ve mihnete sabır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

(Sabır üçtür: Musîbete sabır, tâ’ate sabır ve günâh işlememeğe sabır. Musîbete sabredene, Allahü teâlâ üçyüz derece ikrâm eder. Her derece arası yerden göğe kadar mesâfedir. Tâ’ate sabredene, Allahü teâlâ, altıyüz derece ihsân eder. Her derece arası, yerin dibinden, arşa kadardır. Günâh işlemeğe sabredene, Allahü teâlâ, dokuzyüz derece verir. Her derece arası, yerin dibinden arşın üstüne kadardır.)

Çocuğun ölmesi, malının elden çıkması ve göz, kulak gibi uzuvların görmemesi ve işitmemesi gibi insanın isteği ile ilgisi olmayan musîbetlere sabretmekten fazîletli sabır yoktur. Belâlara sabır, sıddîkların derecesidir. Bunun için Peygamber aleyhisselâm duâ ederken (Yâ Rabbî! Bana o kadar yakîn ver ki, musîbetler bana kolay ve hafif gelsin!) buyurdu.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ buyurdu ki: Belâ gönderdiğim kimseler sabredip insanlara şikâyet etmezse, onlara îmânla ölmeyi nasîb ederim.)

(Allahü teâlâ buyurdu ki: Ben kullarımdan herhangi birine, bedeninde, malında veya evlâdında bir musîbet verdiğim vakit onu güzel bir sabırla karşılarsa, kıyâmet günü onun için mîzân ve hesap kurmaktan hayâ ederim.)

(Her hangi bir mü’mine bir felâket geldiği vakit, Allahü teâlânın buyurduğu gibi “Allah’tan geldik, Allah’a gideceğiz” dedikten sonra, Allahım, bu felâketten dolayı beni mükâfatlandır ve bundan hayırlısını bana ver, derse, mutlak sûrette Allahü teâlâ dileğini yerine getirir.)

Sıkıntılardan kurtulmanın yolu

Bu dünya zahmet ve belâ yeridir. Bu dünyaya gelen, bu musîbetlere mâruz kalacaktır. Bir kimsenin ana-baba, kardeş, evlât veya dostlarından biri ölür, çeşitli hastalıklara mâruz kalır, iftiraya uğrayabilir, malını mülkünü kaybedip iflâs edebilir. Bu felâketlere sabretmezse devamlı huzursuz olur, doğru dürüst ibâdet edemez. Dünya ve âhıret hayat ını kazanmak isteyenin açlığa, insanların kötülemesine ve çeşitli musîbetlere sabretmesi lâzımdır. Kim Allah’tan korkarak sabrederse sıkıntılardan kurtulur. Sabreden murâdına erer. Eyyüb aleyhisselâmın sabrı, dillere destan olmuş ve Allahü teâlâ onu sabrından dolayı övmüştür. Allahü teâlâ sabredenleri sevdiğini ve ecirlerinin hesapsız ödeneceğini bildirmiştir. Sabır, erişmek istenen şeylerin anahtarıdır. Her hayra sabırla ulaşılır. Ne mutlu sabredenlere…


hayat bir fırsat ve ganimettir. Harcandığında bir daha ele geçmez. Boşa gitmemesi, pişmanlıkla bitmemesi için sabır gerekir. Kurtulmanın tek çaresi sabretmektir.

Kişi, ilk olarak gayeye ermek ve ibadet edebilmek için tahammül göstermelidir. İbadet nefs için büyük bir zahmet ve ağırlıktır. Kişi, nefsinin karşı çıkışına ve ibadet lezzetine varamamış olanların hallerine uymayıp, kötü emsali örnek almayıp sabretmesi lazım gelir. Zira sabır kulluğun birinci basamağıdır.

İkinci olarak, fedakârlık isteyen taat ve ibadete riya ve gösterişin katılmamaya da sabretmek gerekir. Riya gibi, gösteriş gibi, ihlâssızlık gibi ibadeti bâtıl eden hallerden kurtulmak için yine sabır gereklidir.

Üçüncü olarak, sıkıntı, güçlük ve musibetlerle dolu dünya hayat ına sabır lazımdır. Dünyanın kendisi beladır. Allah için olmayan bir dünya hayat ı musibettir. Seni Allah’a ***ürmeyen dünya, nimet değil musibettir.

İnsan hayat ı boyunca türlü meşakkatlere katlanır. Afetler, hırsızlıklar, uğradığı hakaret ve haksızlıklar… Çocukların, akrabaların ölümü, işlerin bozulması, iflâslar vs, vs… Türlü türlü musibetler yani. Fakat bütün bunlar üzücü olmakla beraber, Allah yolunda perde değildir.

_________________
Bilmiş olun ki,göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır.O,sizin ne yolda,ne durumda olduğunuzu iyi bilir.(Nur,64)





Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
MeDiNe
YARDIMCI YÖNETİCİ
<b>YARDIMCI YÖNETİCİ</b>


Kayıt: 21 May 2008
Mesajlar: 8735
Konum: istanbul
Durum: Çevrimdışı

Level : 62
HP: 11037 / 18707  
 59%
MP: 0 / 8931  
 0%
EXP: 96 / 436  
 22%
MesajTarih: Pzr Oca 22, 2012 12:47 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlâ buyurdu ki: Belâ gönderdiğim kimseler sabredip insanlara şikâyet etmezse, onlara îmânla ölmeyi nasîb ederim.)


daha büyük bi nimet olabilirmi yaa Smil
Allah razıolsun efendim çok güzel hadisler var bunu hadis bölümüne ekleseydik daha iyi olurdu dimi Cool

_________________
"Keşke anlatabilsem..
Bir tebessümün nelere kadir olduğunu."
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> İslami Yazılar Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Konular
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Sabır Dediğin ŞeFKaT Hadis-i Şerifler 3 Sal Nis 24, 2012 3:44 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Sabır… ERHAN İslami Yazılar 0 Çrş Nis 11, 2012 2:48 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok sabır ve şükür Ramazanuyar İbadet 0 Cmt Mar 17, 2012 11:24 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Müslümanın temel vasfı zararsız bir i... ERHAN İslami Yazılar 1 Sal Mar 13, 2012 3:01 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Sabır ise, zorlukların anahtarıdır SERZAKİR Risale-i Nur & Nur Cemaati 0 Pzr Mar 11, 2012 1:37 am Son Mesajı Görüntüle