Müminin ölçüsü
İslâm ahlâkı, Allah tarafından vahiy yoluyla belirlenmiş bir davranışlar düzenidir. İslâm ahlâkının kaynağı dindir. Kur’an-ı Kerim, hadis-i şerif ile başta Ashab-ı Kiram olmak üzere İslâm büyüklerinin güzel davranış ve örnek karakterleri bize güzel ahlâk konusunda yol göstericidir.
İslâm’ın gayesi insanları güzel ahlâk sahibi yaparak dünya ve ahirette mutlu kılmaktır. Ayet-i kerimede müminler için şöyle buyurulmuştur:
“Öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah iyilik yapanları sever.” (Âl-i İmran, 134)
İslâm dini, insanlar arasında bir sevgi ve saygı ortamı oluşturmayı hedefler. Bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber s.a.v. şöyle buyuruyor:
“Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de tam anlamıyla iman etmiş olamazsınız.” (Müslim; Ebu Davud)
İnsanlar topluluk halinde yaşadıkları için birbirlerinin haklarına saygı göstermek ve birbirlerine müsamahalı davranmak zorundadırlar. Bu konuda da aşırılığa ve ihmalkârlığa düşülmeden, denge ve ölçü içinde davranmak gerekir. Zira müsamaha demek karşılaştığımız her türlü kötülüğe, haksızlığa, kabalığa göz yummak, susup ses çıkarmamak değildir. Kasıtlı ve kötü niyetle yapılan davranışla, yaratılış ve bilgisizlik neticesinde yapılan hareketleri birbirinden ayırmak gerekir.
ALINTIDIR.