| |
|
|
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
SERZAKİR SİTE KURUCUSU


Kayıt: 08 Şub 2007 Mesajlar: 12882 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 70
|
Tarih: Çrş Ağu 24, 2011 11:40 pm Mesaj konusu: Kıyametin kopmasına 113 sene mi kaldı |
|
|
Kıyametin kopmasına 113 sene mi kaldı
Günlük Risale-i Nur dersi
Bismillahirrahmanirrahim
Ahirzamandan haber veren mühim bir hadis
“Ümmetimden bir taife Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar) hak üzerinde galip olacaktır.” (Buhari)
Ramazan-ı Şerifte onuncu günün ikinci saatinde birden bu hadis-i şerif hatırıma geldi. Belki, Risale-i Nur şakirtlerinin taifesi ne kadar devam edeceğini düşündüğüme binaen ihtar edildi.
“Ümmetimden bir taife zail olmayıp devam edecektir” şedde sayılır, tenvin sayılmaz—fıkrasının makam-ı cifrîsi bin beş yüz kırk iki (1542) ederek nihayet devamına ima eder.
“Gaybı yalnız Allah bilir.” Neml Sûresi, 27:65
“Hak üzerinde galip olacaktır” şedde sayılır—fıkrası dahi, makam-ı cifrîsi 1506 edip, bu tarihe kadar zahir ve âşikârâne, belki galibane, sonra tâ ‘kırk iki (42)’ye kadar gizli ve mağlûbiyet içinde vazife-i tenviriyesine devam edeceğine remze yakın ima eder.
“Gerçek ilim ancak Allah katındadır”
“Allah’ın emri gelinceye kadar” (yani kıyâmetin kopmasına kadar).şedde sayılır—fıkrası dahi, makam-ı cifrîsi 1545 olup kâfirin başında kıyâmet kopmasına ima eder. “Gerçek ilim ancak Allah katındadır”
Câ-yı dikkat ve hayrettir ki, üç fıkra bil’ittifak bin beş yüz tarihini göstermeleriyle beraber, tam tamına mânidar, mâkul ve hikmetli bir surette bin beş yüz altı (1506)’dan tâ ‘42’ye, tâ ‘45’e kadar üç inkılâb-ı azîmin ayrı ayrı zamanlarına tetabuk ve tevafuklarıdır.
Bu imalar gerçi yalnız bir tevafuk olduğundan delil olmaz ve kuvvetli değil; fakat birden ihtar edilmesi bana kanaat verdi. Hem kıyametin vaktini kat’î tarzda kimse bilmez; fakat, böyle îmalarla bir nevî kanaat, bir galip ihtimal gelebilir. Fatiha’da “Doğru yol.” (Fâtiha Sûresi, 1:6.) ashabının tâife-i kübrâsını târif eden
“Kendilerine nimet ve ihsanda bulunduğun kimseler.” (Fâtiha Sûresi, 1:7.) fıkrası, şeddesiz bin beş yüz altı (1506) veya yedi (7) ederek, tam tamına “Hak üzerinde galip olacaktır” fıkrasının makamına tevafuku ve mânâsına tetabuku ve şedde sayılsa “
“Ümmetimden bir taife zail olmayıp devam edecektir.”
fıkrasına üç mânidar farkla tam muvafakatı ve mânen mutabakatı, bu hadisin imasını teyid edip remiz derecesine çıkarıyor. Ve müteaddit âyât-ı Kur’âniyede “Doğru yol.” (Fâtiha Sûresi, 1:6.) kelimesi, bir mânâ-yı remziyle Risaletü’n-Nur’a mânâca ve cifirce ima etmesi remze yakın bir ima ile, Risaletü’n-Nur şakirtlerinin taifesi, âhirzamanda o taife-i kübrâ-i âzamın âhirlerinde bir hizb-i makbul olacağını işâret eder diye def’aten birden ihtar edildi.
“Gerçek ilim ancak Allah katındadır.”
“Gaybı yalnız Allah bilir.” Neml Sûresi, 27:65 (Kastamonu L. 21. Mektup)
Bediüzzaman Said Nursi _________________ [Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.]
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.] |
|
| Başa dön |
|
 |
Talha SÜPER ÜYE


Kayıt: 08 Şub 2007 Mesajlar: 1644
Durum: Çevrimdışı
Level : 34
|
Tarih: Çrş Ağu 24, 2011 11:48 pm Mesaj konusu: |
|
|
serzakirim kesin bir tarih olmaz kanatimizce sadece bunu solemeye gücüm yetiyor kardeşim bu konular çok hassas insan konuştuğu kelimeden sorumludur çünkü. Rabbim bizi o günde doğru yolda olanlarla eylesin inşallah.. _________________
 |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|
|