| |
|
|
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
ŞeFKaT FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 09 Şub 2007 Mesajlar: 17864 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 77
|
Tarih: Sal Şub 07, 2012 1:31 am Mesaj konusu: Kayınvalidelere önemli tavsiyeler... |
|
|
Kayınvalidelere önemli tavsiyeler...
İlk defa kayınvalide olan annelerin, gelinleri ve damatlarıyla sınırları iyi çizmesi, onlara evlilik hayatında mutlu olmaları için zaman tanıması gerekiyor. Kayınvalideler, onların da bir aile olduğunu kabullenip, tek başlarına çözmeleri gereken sorunlara müdahale etmemeli. Gelininizle olan sorununuzu oğlunuza anlatmayın, kendiniz çözün.
Daha dün kucağınıza aldığınız, sokaklarda koşturan evladınız bir bakıyorsunuz evlenmiş. 'Ne de çabuk büyüdü?' sözleri içerisinde yuvasını kuruyor. Anne-baba da böylece yeni bir unvan kazanıyor; kayınpeder- kayınvalide. Bir kez daha anne ve baba olunuyor. Onların yeni evlatlarına iyi bir kayınpeder ve kayınvalide olmaları, yeni evli çiftin evliliğini de olumlu etkiliyor. Özellikle evlilik hayatında önemli bir yer teşkil eden kayınvalideler, tavır ve tutumlarına çok dikkat etmeli.
Psikolog Yasemin Salihoğlu, ilk defa kayınvalide olacak kişinin öncelikle oğlu veya kızının evinin kendi evi olmadığını kabullenmesi gerektiğini belirtiyor. Yeni çiftin evlilik sahasında tecrübe kazanması için onlara zaman tanınmasını söyleyen Salihoğlu, kız annesinin kızı üzülmesin diye her konuda yardımına koşması ve mahremini çok fazla sorgulamasının doğru olmadığını ifade ediyor. Salihoğlu'na göre erkek annesi de oğlunun evlendikten sonra yaşamını başka bir kadınla sürdürmesini kabullenmeli.
İlk defa kayınvalide olacak bir anne, farklı duygular içerisine giriyor. Erkek annesi, kaygı, sevinç, şüphe, çatışma duygularını bir arada yaşıyor. Salihoğlu, "Anne gibi kutsal bir kavramın yerini toplumsal olarak zihinlerde nahoş bir imge olan 'kaynana' kavramına bırakıyor olması, erkek anneleri için hiç de kolay bir durum değil." diyor. Salihoğlu, annenin 'kayınvalide' sıfatının kazandırdığı kimliğe bürünerek anne ve oğul ilişkisini korumak için fazla korumaya geçerek gelinine yönelik daha baştan negatif duygulara sahip olabileceğini belirtiyor. Salihoğlu, oğlunun mürüvvetini göreceği ve ileride de torunlara sahip olacağı için de sevinçli olacağını söylüyor.
Herkesin yetki alanı kendi evinin sınırlarıdır
Kız annesinin duygularında genellikle belirsizlik hâkim oluyor. Kız annesinin, erkek annesi kadar şüphe ve kaygılar barındırmadığını aktaran Salihoğlu, "Kız annesi, kızının iyi bir evlilik yapıp yapamayacağına dair kaygılar yaşar. Kıskançlık duygusu daha azdır. Zira damat adayları, anne ve kızın ilişkisine çok da fazla karışmak istemez. Ayrıca kızlarının şehir dışı ya da ülke dışı evliliklerinin üzüntüsü hâkimdir." diyor.
Psikolog Yasemin Salihoğlu, annelerin yanlış tutumlarının yeni evli çiftin evliliğine de zarar verdiğini belirtiyor. Özellikle erkek annelerinin oğlunun evliliği ile birlikte yetki sahasını genişleteceği yanılgısına düştüğünü aktaran Salihoğlu, yeni yuvaya sürekli karışmaya başlayabildiğini söylüyor. Bu durumun doğru olmadığını belirten Salihoğlu, şöyle konuşuyor: "Herkesin yetki alanı kendi evinin sınırlarıdır. Erkek annesi, oğlunun kendisini sık sık aramasını ifade etmemeli. Çünkü bu, sonradan kazanılacak bir durum değildir. Annesini gerektiği kadar arayan bir evlat evlenince de devam edecektir. Gelininin olumsuz yanlarını oğluna söylememeli. Geliniyle arasında sorunu varsa bunu oğluna aktarmamalı, kendisi çözmeye çalışmalı. Kendi söylemek istediği bir cümleyi ya da bir arzuyu kayınpeder söylüyor gibi ifade etmemeli."
Salihoğlu'na göre kız annesi de bazı mevzulara dikkat etmeli. Kızı üzülmesin diye her konuda onun yardımına koşmamalı. Kızının tek başına çözmesi gereken sorunlarında yalnız bırakmalı ve problem karşısında deneyim kazanmasına izin vermeli. Her şeyini anlatması istenmemeli. Eşlerin mahremiyetlerinin olması gerekiyor. Yeni kurulan yuvanın dinamiklerini ne kadar çok kişi bilirse o kadar da karışan olur. Böylece yuvada denge sağlanamaz.
Oğlunuzun ve kızınızın evine müdahale etmeyin
Anneler, oğlunun evlendikten sonra hayatını başka bir kadınla sürdürmesini kabullenmeli. Anne unutmamalı ki; o her zaman oğlunun annesidir, yeri ayrı ve önemlidir. Gelinin sizi annesi gibi sevmesini beklemeyin. Gelin, sizi sevebilir ancak annesi gibi asla sevemez. Oğlunuzun sınırlarına eskisi kadar müdahale etmeyin, karışmayın.
Kızınıza çocuk gibi davranmayın
Damattan kızı kadar ilgi ve şefkat beklememeli. Zira damadın göstereceği öncelik saygıdır. Her gün kızıyla telefonda konuşmamalı. Konuşacaksa da damat işteyken konuşmalı. Kızının mahremini çok fazla sorgulamamalı. Evlerinin iç işlerine karışmamalı. Kızının büyüdüğüne kanaat getirmeli, ona çocuk muamelesi yapmamalı.
Zaman-Zeynep Kaçmaz _________________ "Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah." |
|
| Başa dön |
|
 |
MeDiNe YARDIMCI YÖNETİCİ


Kayıt: 21 May 2008 Mesajlar: 8735 Konum: istanbul Durum: Çevrimdışı
Level : 62
|
|
| Başa dön |
|
 |
ŞeFKaT FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 09 Şub 2007 Mesajlar: 17864 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 77
|
Tarih: Çrş Şub 08, 2012 2:13 am Mesaj konusu: |
|
|
Benim bu yazıda katılmadığım hiçbir düşünce yok canım.Ne kadar denilirse denilsin bencede gelin kayınvalidesini annesi gibi sevemez.Burada kötü bir mana ifade etmiyorki hakikati söylüyor.Kayınvalide ne kadar kızım gibi seviyorum desede kızı olamaz.Yanlış anlamamak gerek canım.Anne-kız gibi olunması en güzel hallerdir yalnız bu hakikati değiştirmez bence kabul edilmeli.Diğer konularda zaten güzel açıklanmış,kayınvalide kız yada erkek içinde bu hususlara dikkat etmeli.Etmeliki yuvalar daimi ve huzurlu olsun. _________________ "Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah." |
|
| Başa dön |
|
 |
Efsane-67 YENİ ÜYE


Kayıt: 07 Şub 2012 Mesajlar: 6
Durum: Çevrimdışı
Level : 1
|
Tarih: Çrş Şub 08, 2012 3:15 am Mesaj konusu: |
|
|
Öncelikle emeğinize sağlık şefkat kardeşim güzel bir konu paylaşmışsınız
Şefkat ve medine kardeşim her ikinizinde düşüncelerine katılıyorum, yaşımı söylemiyimde buyaşıma kadar gördüğüm gelin kayınvalide ilişkilerinindeki düşüncelerimi kısaca anlatayım,
bazı gelinler var,dır kaynanasını annesinden daha fazla değilde enaz annesi kadar sever, çünkü o geline kaynana kaynanalık değil analık yapmıştır.
bazı gelinler,de kaynanayı elinden gelse kaynar kazana atacak kadar nefret ederler, çünkü kaynana oğlunu gelininden kıskandığı için gelinine kaynanalık yapar,
ben taşralıyım vebu gibi gelin kaynana ilişkilerini bilirim, [color=red](zaten evli olan herkes biliyorda )
mesela rahmetli halamın bir gelini (yengem) var sağlığında halama anne dediği zaman azından bir anne daha çıkardı.
ve eşim dayımın kızı yani annemin yeğeni, bu yakınlığa rağmen eşimin azından kaçkez anne kelimesi duydum dersiniz
*********
ah birde şu yazılar biraz daha büyük görünse [/color] |
|
| Başa dön |
|
 |
Nurun Ala Nur FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 16 May 2008 Mesajlar: 3276 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 44
|
Tarih: Çrş Şub 08, 2012 9:58 pm Mesaj konusu: |
|
|
Kişi kendi ana babasına gösterdiği hürmeti kayınpeder ve kayınvalidesine (doğru ifade kaimvalide) de göstermek zorundadır. Ama bu demek değildir ki kişinin kaimvalidesi kendi annesi gibidir... Aradaki kan bağı mes'elesi çok önemli.. ben bunu hakikaten gördüm, belki karşılık alamadıklarından ötürü olsa gerek. Her neyse.. bu hamur çok su götürür...
Gelin yapması gerekeni yapsın, fazlasına gerek yok. Kaimvalide kaim'liğini yapsın başka şeye hacet yok. Elbette ki sevgi karşılık ister ama görülmüyorsa da farklı tavır takınılcak diye durum yok.
Belki ifade buraya ön görülmemiş olabilir ama bir hakikatdar kıssa hatıra geldi arz edeyim... Anlatılır, muhakkak duymuşsunuzdur: "Bir gelin kaimvalide ile anlaşamaz. Anlaşamamak, kavga-gürültüyü netice verince huzuru kaçan gelin, kaimvalidesini öldürme yolunu arar. Bir alimin yanına gider. Durumu anlatır. Alim der ki: "Kızım ben sana bir şişe vereceğim. Her gün kaimvalidenin yemeğine bir kaşık koyacaksın. Yavaş yavaş ölecek. Kimse senden şübhelenmesin diye, onun gönlünü hoş et. Ne derse yap", der.
Gelin hergün bir kaşık zehiri kaimvalidesinin yemeğine koyar. O kadar güzel davranır ki, kaimvalidesi vicdan azabı ile yanar ve geline karşı muhabbetle davranmaya başlar. Bir hafta sonra can-ciğer olurlar. Gelin kaimvalidesini o kadar sever ki, pişmanlık başlar. Hemen Alim zata koşar. Ağlayarak yardım ister. Alim Zat; "kızım ben sana zehir vermedim, o sudur. insanların zahmetine katlanan, insanların muhabbetini kazanır", der. |
|
| Başa dön |
|
 |
MeDiNe YARDIMCI YÖNETİCİ


Kayıt: 21 May 2008 Mesajlar: 8735 Konum: istanbul Durum: Çevrimdışı
Level : 62
|
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|
|