İmamlık mı, Marangozluk mu?
Ebü’s-Suûd Efendi rh.a., Osmanlı şeyhülislâmları içinde şüphesiz en meşhur olanı, aynı zamanda büyük bir fıkıh ve tefsir alimidir. Otuz altı yıl aralıksız şeyhülislâmlık yapmıştır. Tefsiri, kıymetli tefsirler arasında anılır.
Ebü’s-Suûd Efendi rh.a., devrinin her yönüyle farkında olan ve ilmiyle zamana hükmeden bir alimdir. Mektuplarında ve fetvalarında ilmî derinliği,nüktedanlığı ve hazır cevaplığı açıkça görülür.Büyük Şeyhülislâm’ın sorulara verdiği tereddütsüz, nükteli fetvalarından birkaçını okuyalım:
“Soru: Bir mescitte imam olmakla dülgerlik (marangozluk) işlemekten hangisi daha üstündür?
Cevap: Asla namazı bırakmadan sanat işlemek daha makbuldür.
Soru: Bir köyün eski mescidi bulunup köy halkına yeterken, içlerinden biri onun yanında bir mescit daha yaptırmak istese, eski mescit boş kalır diye ona mani olunabilir mi?
Cevap: Eski mescit yetiyorsa birini daha yapmak günahtır.
Soru: Bir kişi, üzerinde farz olmadan haccettikten sonra, hali vakti düzelse, yeniden haccetmesi mi, yoksa kamu yararı için köprü yapması mı daha doğru olur?
Cevap: Köprüye kesin ihtiyaç varsa onu yapması yeğrektir, daha iyidir.”