Hiç düşündünüz mü? Anlaşan, anlaştıran insan mısınız?

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> Serbest Kürsü
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ŞeFKaT
FORUM YÖNETİCİSİ
<b>FORUM YÖNETİCİSİ</b>


Kayıt: 09 Şub 2007
Mesajlar: 17861
Konum: İSTANBUL
Durum: Çevrimdışı

Level : 77
HP: 35493 / 38580  
 92%
MP: 0 / 18421  
 0%
EXP: 650 / 749  
 86%
MesajTarih: Pts Nis 11, 2011 12:55 am    Mesaj konusu: Hiç düşündünüz mü? Anlaşan, anlaştıran insan mısınız? Alıntıyla Cevap Gönder

Hiç düşündünüz mü? Anlaşan, anlaştıran insan mısınız?

Kâmil, olgun mü’min, anlaşmazlığa düştüğü yerde, dayatmayla, inatla iş yapmaz. Fanatiklik ve körükörüne inat bir mü’minin vasfı değildir. Mü’min, muhataplarıyla doğru ve helal yoldan anlaşmaya çalışır.

Size bir soru: Evde ve sokakta kendi görüşümüzü kabul ettirmek için olanca ısrarımızla direniyor muyuz? Yoksa, bizim görüşümüzün kabul görmediği yerlerde yine de bir anlaşma yolu arıyor, bir uyumlu insan örneği verme gereğine inanıyor muyuz? Yani eninde sonunda anlaşan-anlaştıran insan olmayı tercih ediyor muyuz? Böyle bir uyum ölçümüz var mı bizim?

- Bence, anlaşmazlıklara maruz kaldığımız yerlerde inanmış insanlara mahsus uyum ölçümüz vardır bizim. Hem de bu uyum ölçüsünü Peygamberimiz vermiştir bizlere. Kitaplık çaptaki tek cümlelik hadisinde şöyle buyurmuştur Efendimiz:

- ‘Mümin, anlaşan, anlaştıran insandır!..’ Evet, kamil ve olgun mümin, anlaşmazlığa düştüğü yerlerde dayatmayı, inadı tercih etmez. Fanatik ve iddiacı biri görüntüsü vermeye yönelmez. Ne pahasına olursa olsun kendi dediğini kabul ettirme inadını sürdürmez..

- Ya ne yapar? Fedakârlıkla da olsa muhataplarla anlaşmayı, anlaştırmayı, işi tatlıya bağlamayı, helalleşerek halletmeyi esas alır. Çünkü kendisi mümindir. Mümin ise Efendimiz’in tarifiyle:

- Kendisi anlaşan, başkalarını da anlaştıran adam, demektir. İnanmış insanın vazgeçilmez uyum özelliği ve güzelliğidir bu anlaşma ve anlaştırma vasfı..

Olgun müminin sevimli yanını böyle tarif eden Efendimiz, sevimsiz yanını da hadisin devamında şöyle ifade buyurmuştur: “Anlaşmayan ve anlaştırmaya gayret etmeyen müminde hayır yoktur!” Evet, anlaşmayan, anlaştırmaya gayret etmeyen müminde hayır yoktur.

Sözü daha fazla uzatmadan Efendimiz’in (sas) iki mümin arasındaki bir anlaşmazlığı nasıl anlaştırarak tatlıya bağladığına bakalım..

Sahabenin ileri gelenlerinden Kab bin Malik ile İbni ebi Hadred, Mescid-i Saadet’e namaza gelmişlerdi. Ancak Kab’ın ötekinde alacağı vardı. Hazır yan yana gelmişken Kaab, alacağı parasını istedi. Borçlu da henüz eksiğini tamamlayamadığından hemen veremeyeceğini ifade etti. Derken gürültü Resulüllah’ın hanesinden duyulacak kadar yükseldi. Evinin mescide bakan penceresinden perdeyi kaldırarak boynunu uzatıp iki tarafa da bakan Resulüllah, iki mümin arasında bir alacak verecek anlaşmazlığı olduğunu anladı. Müminler arasındaki anlaşmazlıklar müminlere mahsus şekilde mutlaka bir anlaşma anlaştırma ile sonuçlanmalıydı. Bu, kamil müminin vasfıydı. Bunun için de gücü yeten tarafın birazcık fedakârlığı gerekirdi. Bu yüzden Efendimiz, alacaklı olan Kab bin Malik’e, sağ elinin şehadet parmağını yukarıya doğru dikerek ortasından bölme işareti yaptıktan sonra, ‘Alacağının yarısını bağışla, sen bunu yapabilirsin, durumun böyle bir fedakârlığa müsaittir.’ tavsiyesinde bulundu. Kab, kamil müminin vasfını bildiğinden anlaşmaz mümin durumuna düşmek istemiyordu. Hemen cevap verdi:

- Başım gözüm üstüne ya Resulallah. Alacağımın yarısını bağışlayarak anlaşan mümin olmayı tercih ediyorum!

Bundan sonra da borçlu İbni ebi Hadred’e işaret eden Efendimiz; “Kalk git, sen de kalan borcunu getirip hemen öde. Senin de buna gücün yeter artık”, buyurdu.

- Hemen ödüyorum ya Resulallah, bu kadarını zaten hazırlamıştım, anlaşmaz mümin durumuna düşmekten Allah’a sığınırım, dedi. Böylece gürültülü bir anlaşmazlık, anında sakin bir anlaşmayla sona erdi.

Efendimiz buyurdu ki: - “Mümin anlaşan, anlaştıran insandır.” Arkasından da ekledi:

- Anlaşmayan, anlaştırmak için gayret göstermeyen mü’minde hayır yoktur! Bunu böyle bilin!

- Ne dersiniz, evde ve sokakta biz ne haldeyiz?. Anlaşan, anlaştıran mümin örneği mi veriyoruz? Yoksa aksiliklerin ve inatçılığın numunesini mi teşkil ediyoruz? Bir düşünsek, nefs muhasebesi yapsak mı?

Yazar: Ahmet Şahin

_________________
"Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah."
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
MeDiNe
YARDIMCI YÖNETİCİ
<b>YARDIMCI YÖNETİCİ</b>


Kayıt: 21 May 2008
Mesajlar: 8728
Konum: istanbul
Durum: Çevrimdışı

Level : 62
HP: 11037 / 18707  
 59%
MP: 0 / 8931  
 0%
EXP: 89 / 436  
 20%
MesajTarih: Pts Nis 25, 2011 11:37 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

- Anlaşmayan, anlaştırmak için gayret göstermeyen mü’minde hayır yoktur!

bu yazıyı okuyunca kendimi şöyle bi gözden geciresim geldi üzüntü üzüntü
bazen anlamamak için çabamı safd-fediyorum gibi bi his geldi içime
yada olaylarmı beni bu hale getirdi yada yada ....
hayır yok gibide görmüyorum kendimi Smil
biraz daha az alıngan biraz daha geniş görüşlü olmak gerek sanırım
kendi gözünle degilde başkaların gözünden bakmak düşünmek olayları daha ılımlı hale getirebilir anlaşılmak ve anlayabilmeye faydası olur sanırım Smil Smil
Allah razıolsun canım güzel konuydu sevgi sevgi

_________________
"Keşke anlatabilsem..
Bir tebessümün nelere kadir olduğunu."
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
su*fi
SÜPER ÜYE
<b>SÜPER ÜYE</b>


Kayıt: 19 Mar 2007
Mesajlar: 1556

Durum: Çevrimdışı

Level : 33
HP: 238 / 2982  
 8%
MP: 1424 / 1424  
 100%
EXP: 61 / 117  
 52%
MesajTarih: Sal May 03, 2011 7:06 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

Söylediğimin doğruluğunu diretiyorum sanıyorum. Çok hoş ilk defa duydum bu hadisi ama kendime dönüp baktığımda tam olarak yapıyor yapmıyor arasında kaldım net cevap veremedim. :S

Tşk ler ablacığım.

_________________
''Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşır..."

Gayr-ı Meşru Bir Muhabbetin Neticesi Merhametsiz Bir Adavettir!
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> Serbest Kürsü Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Konular
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Ah insan......... ERHAN İslami Yazılar 0 Pts May 21, 2012 2:56 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok insan ezelden yaralıdır... ERHAN İslami Yazılar 1 Çrş May 16, 2012 5:02 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Kaderin hükmü geldiğinde, insan en çi... ŞeFKaT Risale-i Nur & Nur Cemaati 0 Cmt May 12, 2012 11:10 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Yarışmaya Katılacak mısınız? Nurukübra Seyf-İslam Yönetim Odası 14 Pzr Nis 29, 2012 1:26 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Bahar toprak ve insan durmuş göktekin Serbest Kürsü 0 Pzr Nis 15, 2012 9:17 pm Son Mesajı Görüntüle