| |
|
|
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Nurun Ala Nur FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 16 May 2008 Mesajlar: 3274 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 44
|
Tarih: Pts Oca 23, 2012 9:42 pm Mesaj konusu: Ey sağlığının lezzetini kaybeden hasta... |
|
|
Ey sağlığının lezzetini kaybeden hasta...
Bismillahirrahmanirrahim
Ey sıhhatinin lezzetini kaybeden hasta! Senin hastalığın sıhhatteki nimet-i İlâhiyenin lezzetini kaçırmıyor, bilâkis tattırıyor, ziyadeleştiriyor. Çünkü birşey devam etse tesirini kaybeder. Hattâ ehl-i hakikat müttefikan diyorlar ki: اِنَّمَا اْلاَشْيَاۤءُ تُعْرَفُ بِاَضْدَادِهَا
Yani, “Herşey zıddıyla bilinir.”
Meselâ, karanlık olmazsa ışık bilinmez, lezzetsiz kalır. Soğuk olmazsa hararet anlaşılmaz, zevksiz kalır. Açlık olmazsa yemek lezzet vermez. Mide harareti olmazsa, su içmesi zevk vermez. İllet olmazsa âfiyet zevksizdir. Maraz olmazsa sıhhat lezzetsizdir.
Madem Fâtır-ı Hakîm insana her çeşit ihsanını ihsas etmek ve herbir nevi nimetini tattırmak ve insanı daima şükre sevk etmek istediğini, şu kâinatta çeşit çeşit, hadsiz envâ-ı nimeti tadacak, tanıyacak derecede, gayet çok cihazatla insanı teçhiz etmesi gösteriyor ki, elbette sıhhat ve âfiyeti verdiği gibi, hastalıkları, illetleri, dertleri de verecektir.
Senden soruyorum: “Bu hastalık senin başında veya elinde veya midende olmasaydı, sen başın, elin, midenin sıhhatindeki lezzetli, zevkli nimet-i İlâhiyeyi hissedip şükreder miydin?” Elbette şükür değil, belki düşünmeyecektin; şuursuz, o sıhhati gaflete, belki sefahete sarf ederdin. (Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a)
Bediüzzaman Said Nursi |
|
| Başa dön |
|
 |
Nurun Ala Nur FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 16 May 2008 Mesajlar: 3274 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 44
|
Tarih: Pts Oca 23, 2012 9:50 pm Mesaj konusu: Re: Ey sağlığının lezzetini kaybeden hasta... |
|
|
| Nurun Ala Nur yazmış: | | Ey sağlığının lezzetini kaybeden hasta... |
Gayet hoş hem müthiş bir hakikati ifade eden sağlığında kişiye özel tattırılmış lezzetleri içeren bir cümle ile ihtar edilmiş söz hakikaten çok hoşuma gitti... |
|
| Başa dön |
|
 |
ŞeFKaT FORUM YÖNETİCİSİ


Kayıt: 09 Şub 2007 Mesajlar: 17859 Konum: İSTANBUL Durum: Çevrimdışı
Level : 77
|
Tarih: Sal Şub 07, 2012 1:29 am Mesaj konusu: |
|
|
SÖZLÜK:
âfiyet : sağlık, selâmet
âhiret : öldükten sonra yaşanacak olan sonsuz hayat
bahane : gerekçe, mazeret
bilâkis : tersine
cihazat : cihazlar, organlar
cihet : yön
devâ : ilâç, çare
ehl-i hakikat : gerçeği bulup onun peşinden gidenler
elem : acı veren, üzücü
envâ-ı nimet : nimet çeşitleri
Fâtır-ı Hakîm : her şeyi hikmetle ve benzersiz olarak yaratan Allah
gaflet : sorumsuzluk, âhiretten ve Allah’ın emir ve yasaklarından habersiz davranma
hadis-i sahih : sahih hadis; Peygamber Efendimize (a.s.m.) ait olduğu kesin bilinen ve doğru sened ve güçlü râvîlerle rivâyet edilen hadis
hadsiz : sayısız, sınırsız
hararet : ısı, yanma
hususan : bilhassa, özellikle
ihsan : bağış, iyilik, lütuf
ihsas etmek : hissettirmek
illet : hastalık, belâ
kâinat : evren
keffâretü’z-zünub : günahların bağışlanmasına vesile
maraz : hastalık
meşru : helal, dine uygun
müttefikan : birleşerek, fikir birliğiyle
nevi : çeşit, tür
nimet : iyilik, lütuf
nimet-i İlâhiye : Allah’ın sunduğu nimet
sarf etmek : harcamak
sefahet : yasak zevk ve eğlenceye düşkünlük
sevk etmek : göndermek, yönlendirmek
sıhhat : sağlık, sağlamlık
şuursuz : bilinçsiz
şükür : Allah’a karşı minnet duyma, teşekkür etme
teçhiz etmek : donatmak
tesir : etki
uhrevî : ahirete ait
ziyadeleştirmek : artırmak _________________ "Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah." |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|
|