Çoçuğumuzu yeniden fark etmek

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> Çocuk Gelişimi
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ŞeFKaT
FORUM YÖNETİCİSİ
<b>FORUM YÖNETİCİSİ</b>


Kayıt: 09 Şub 2007
Mesajlar: 17859
Konum: İSTANBUL
Durum: Çevrimdışı

Level : 77
HP: 35493 / 38580  
 92%
MP: 0 / 18421  
 0%
EXP: 648 / 749  
 86%
MesajTarih: Sal Ekm 25, 2011 1:35 am    Mesaj konusu: Çoçuğumuzu yeniden fark etmek Alıntıyla Cevap Gönder

ÇOCUĞUMUZU YENİDEN FARK ETMEK

Çocuğumuzun gözlerine en son ne zaman baktık… Sadece onu çok sevdiğimizi düşünerek, iyi ki bize verilmiş olduğunu hissederek seyrettik mi onu…

Ona sürekli olarak ne yapması gerektiğini ya da yapmaması gereken şeyleri söylemek dışında, onunla gerçekten ne kadar vakit geçiriyoruz. Onu sevdiğimizi, ne kadar hissedebiliyor. Bazen bütün gün birlikte olduğumuzda bile, gözlerinin içine onu fark ettiğimizi ve onu seyretmekten mutluluk duyduğumuzu hissettirerek bakabiliyor muyuz?

Birlikte zaman geçirmek, aynı anda aynı mekânda olmak mıdır sadece?.. Biz kendi gündemimizi yaşarken, kafamızın içindekilerle boğuşurken, onun varlığının ne kadar fakında olabiliyoruz. Sadece yaramazlık yaptığı zamanlarda mı fark ediyoruz onu… Her şey yolundayken, hiçbir problem yokken, onun farkına varmakta neden zorlanıyoruz bu kadar… Yalnızca olumsuz davrandığında fark edilmek, bu tür davranışların devam etmesine yol açmaz mı? Neyi beslersen o büyümez mi? Ve seyredilen her oyun, sürekli sahnelenmez mi aslında…

Bir koşuşturmanın ve akıp giden hayatın içinde onun büyüdüğünü görebiliyor muyuz? Ne kadar zaman oldu yürümeye başlayalı, ilk cümlelerini söyleyeli kaç doğum günü geçti? O bebekken biz yetişkin miydik gerçekten? Ne kadar farkına vardık, anneliğimizin, babalığımızın? Ne kadar tadını çıkarabildik büyüme zamanlarının? O büyürken biz ne kadar öğrendik, ne kadar fark ettik hayatı?.. Kendimizi gördüğümüz aynalar değişti mi?.. Başkalarına gösteremediğimiz tepkilerimizin muhatabı, hep onlar mı oldu? O uyuduğunda, pişmanlıktan başucunda ağladığımız oldu mu? Tövbeler ettik mi defalarca, yarın farklı olacak diye?.. Bir daha ona kötü davranmayacağım diye… Bir daha ona hiç kızmayacağım diye, tövbeler ettik mi?

En çok sevdiğimiz, en çok incittiğimiz de onlar oluyor ne yazık ki. Sabrımızın en kolay taştığı sular hep onlara doğru akıyor. Hiç kimseye gösteremediğimiz yüzümüzü, hep onlara saklıyoruz sanki… En özenli davranışlarımızı ellere sunarken, en hoyratlarını onlarda kullanıyoruz. Tüm maskelerimizi onlarda kaldırırken, tüm sansürlerimizi de onlara uyguluyoruz. Sürekli deneme yanılmalarla kurduğumuz terbiye anlayışımızın sonuçlarını da yine onlar yaşıyor. Kararlı duramadığımız kararlarımız ve gelip giden vicdanımız arasında gidip geliyoruz. Ona nasıl davranacağımızı ve onu nasıl terbiye edeceğimize dair kalıplarımızı devamlı olarak değiştiriyoruz. Bir kerede öğrensin istiyoruz. Bir söylemeyle düzelsin diye bekliyoruz. Kaç kere tekrarladığımızın sayısıyla öfkelenip, onu anlamamakla suçluyoruz. Kendimize anlatamadığımız ve değiştiremediğimiz onca şeyi ne çabuk unutuyoruz. Sevmediğimiz bir alışkanlığımızı değiştirmemiz kaç yılımızı alıyor. Sürekli söylendiği halde ya da sıkıntısını ve olumsuz sonuçlarını hâlâ yaşamamıza rağmen, neden değiştiremiyoruz. Alışkanlıklarımızın kolaycılığından kurtulmamız bu kadar zorken, neden onların bir kerede anlamasını istiyoruz. Onların da nefsi olduğunu mu unutuyoruz acaba...

Aslında, ne çelişkili bir durumdur anne baba olmak… En çok doğruyu onda yapmak isteriz, en çok hayali onun için kurarız ama, en çok hatayı da yine onda yaşarız. En hassas olduğumuz, kimseye dokundurmadığımız da onlar, ama en çok kırdığımız da yine onlar oluyor. İnsanın en sevdiğine, istemeden bile olsa nasıl zarar verdiğinin en dramatik örneğidir, anne baba olmak…

Duygularını gösterebilmeyi, ifade etmeyi, koşulsuz da olsa sevebilmeyi anne baba olduktan sonra öğrenmeye çalışır insan. Karşısındaki kocaman yürekli küçük insan, bunu gözleriyle de olsa talep eder. Vermezsen davranışlarıyla tekrar tekrar ister. Olmayınca problem çıkararak kendini ve ihtiyaçlarını göstermeye çalışır. Bazen de ifade eder, beni sev, beni fark et diye... Çığlık atmaya başlar sesini duyuramazsa eğer... Sana nasıl seveceğini de, nasıl ifade edeceğini de öğretir... Yeter ki, gözlerinin içine bakıp, onu yeniden keşfet, yeniden sev doyasıya, ifade et, dile getir duygularını...

Ertelenmemiş, zamanında muhatabına ifade edilmiş sevgi, çocukluk yaralarına bile iyi gelir.

Banu Yaşar

Zafer Dergisi / Nisan 2010

_________________
"Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah."
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> Çocuk Gelişimi Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Konular
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Secde etmek kanserden koruyor MeDiNe Namaz 0 Pts May 21, 2012 11:36 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok hicret etmek zordur; ama cennet de uc... ERHAN İslami Yazılar 0 Pts May 21, 2012 2:40 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok İlimle Amel Etmek Ramazanuyar İbadet 0 Cum Nis 20, 2012 10:22 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok İmam hatip Liselerinin ortaokul bölüm... MeDiNe Güncel Haberler 1 Pts Mar 26, 2012 12:41 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok İktisat etmek, manevi bir şükürdür Nurun Ala Nur İslami Yazılar 0 Sal Mar 13, 2012 2:41 am Son Mesajı Görüntüle