| |
|
|
|
| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
alp-eren SÜPER ÜYE


Kayıt: 30 May 2007 Mesajlar: 1689
Durum: Çevrimdışı
Level : 34
|
Tarih: Cum Hzr 29, 2007 12:13 pm Mesaj konusu: ALPARSLAN TÜRKEŞİN HAYATI |
|
|
Alparslan Türkeş; aslen Kayserilidir. Büyük dedesi Arif Ağa Kayserinin Pınarbaşı ilçesinin Yukarı Köşgerli Köyünden Kıbrısa göç etmiş ve buraya yerleşmiştir. Alparslan Türkeş 25 Kasım 1917de Lefkoşede doğmuştur. Babası Ahmet Hamdi Efendi, annesi Fatımatül Zehra Hanımdır.
İlk ve orta eğitimini Lefkoşede tamamlamıştır. O yıllarda İngiliz işgal idaresi altında bulunan Kıbrıstan ailece Türkiyeye göç etmişler ve İstanbula yerleşmişlerdir.
Askerlik mesleğine büyük sevğisi olan Alparslan TÜRKEŞ 1933 yılında Kuleli Askeri Lisesine girmiştir. Büyük başarı göstererek, 1939 yılında bu liseden mezun olmuş ve Harp Okulua geçmiştir.
1939da Harp Okulundan mezun olarak piyade asteğmen rütbesi ile orduya katılmıştır. Orduda muntazaman terfi etmiş ve harp akademisi imtihanını kazanarak akademiye geçmistir. Başarılı bir eğitim dönemi sonrasında kurmay subay olarak mezun olmuştur.
1948 yılında GenelKurmay tarafından açılan imtihanları kazanmış ve bütün eğitim dönemindeki başarılarıda gözönüne alınarak Amerikaya tahsile gönderilmiştir.Amerikada piyade okulu ve Amerikan Harp Akademisinde tahsil görmüş buralardan da iyi dereceler ile mezun olmuştur.
Kurmay binbaşı olan Alparslan Türkeş (Amerikada) Washıngtonda bulunan daimi gurup nezninde Türk Genelkurmayının Temsil Heyeti üyeliğine tayin edilmiştir. 1957 yılının sonuna kadar vazifesini sürdürmüştür. Bu süre içerisinde Üniversity of America (Amerika Üniversitesi)ya devam etmiş, International Economics tahsili görmüştür. Daha sonra yurda dönen Alparslan TÜRKEŞ, 1959da Almanyaya Atom ve Nükleer Okuluna gönderilmiş, bu okuluda başarı ile bitirmiştir. 27 Mayıs 1960 yılına kadar ,Avrupada muhtelif Nato toplantılarında ve askeri mevzularda Türk Genel Kurmay Basşkanlığının temsilcisi olarak bulunmuştur.
27 Mayıs 1960 Milli Birlik Harekatının önde gelen simalarından olan Alparslan TÜRKEŞ, bu hareketi partiler üssü ve milli birliği sağlayacak bir reform hareketi olarak düşünmüştür. Müdahaleden sonra birik üyesi olarak, Başbakanlık Müsteşarlığı yapmıştır. Görevde bulunduğu 27 Mayıs 1960, 25 Eylül 1960 tarihleri arasında, ülke va kültür bütünlüğü kanun tasarısını ve Devlet Planlama Teşkilatı kanun tasarısını kanunlaştırmış, devlet ve millet yararına sunmuştur. CHPli bazı politikacıların M.B. Komitesi üyelerine yapmış oldukları bazı telkinler ile Anayasa çiğnenerek 13 Kasım 1960 tarihinde 13 arkadaşı ile M.B. Komitesinden çıkarılmış ve Mürtet Hava Üstünde hapsedilmiş, daha sonra da, C.H.P. lerin rahat hareket etmeleri için 19 Kasım 1960‘ta Türkiyeden , hükümet müşaviri görevi ile Hindistan Yeni Delhiye mecburi ikâmetgah olarak gönderilmiştir. Alparslan Türkeş Hindistanda iken hükümet yöneticilerine mektuplarla sürekli ikazlarda bulunmuştur.
23 Şubat 1963 ta yurda dönen ALPARSLAN TÜRKEŞ, 21Mayısta tevkif edilmiş, 5 Eylül 1963te tahliye olmuştur. 31 Mart 1964te C.K.M.P ye üye olmuş ve Parti Genel Müfettişliği görevini almiştır.
1 Ağustos 1965de C.K.M.P. nin kongresinde parti üyeleri tarafından genel başkanlığa seçilmiştir. (8-9) Şubat 1969 C.K.M.P.nin Adanadaki kongresinde ALPARSLAN TÜRKEŞin teklifiyle partinin ismi Milliyetçi Hareket Partisi olarak değiştirilmiştir. 65-69, 69-73, 73-77 ve 1977den 12 Eylül 1980e kadar dört dönem, Ankara ve Adanadan milletvekilliği yapmıştır. 1975den sonra kurulan 1. Ve 2. M.C. hükümetlerinde başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur.
12 Eylül 1980 hareketinden sonra sIkI yönetim tarafından tevkif edilmiş ve 29 Nisan 1981 tarihinde, MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davası adı ile sIkI yönetim mahkemelerinin karşısına çıkarılmıştır. Yargılandığı dava nedeni ile uzun süren tutukluluğu, 9 Nisan 1985de tahliye olarak son bulmuştur.
Bu dava nedeniyle dört buçuk yıl tutuklu kalmıştır. 6 Eylül 1987de siyasi yasakların refarandum ile kalkmasından sonra 20 Eylülde Alparslan Türkeş M.Ç.P.ye törenle kaydolmuştur. 4 Ekim 1987 tarihinde yapılan olağanüstü 2.Kongre ile Milliyetçi Çalışma Partisi Genel Başkanlığına seçilmiştir.
24 Eylül 1991 tarihinde 19. Dönem Milletvekili seçimlerinde M.Ç.P.nin, I.D.P., R.P. ile üçlü ittifak yapmasıyle Yozgatdan milletvekili seçilmiştir. 15 Kasım 1991 tarihinde 18 arkadaşı ile ittifaktan ayrılarak bagımsız milletvekili olmuştur. 25 Aralık 1991de Demokratik Hareket Partisini kurmuştur.Kurucular Kurulu kararı ile parti kapatılarak, Milliyetçi Çalışma Partisinin 29 Aralık 1991 tarihinde yapılan 3. Olagan Genel Kongresinde tekrar M.Ç.P.nin Genel Başkanlığına seçilmiştir.
Zamanla, olgunluğa ve doygunluğa yönelen ruh sıra sıra dizilmiş nefis dağlarını zorlamaya başlar. Dağın en nazik bölgesine yığınla odun ve kömür dizilir. Körükler kurulur. Alevler harlanır ve dağ erimiye başlar. Büyük ruhlu şahsiyet ard arda gelen ve gelenin gideni arattığı çileli bir dönem başlamıştır.
Sıradan ruhlu çoğunluğun yaşandığı mevsim genellikle yazdır, bahardır. O ise Ağustosta suya girse balta kesmez buz olur Doğruyu söyleyip savundukça kınanır, çoğunluğun sahip olmak için şahsiyetini bile paraladığı şeyleri o terk ettikçe adı deliye çıkar. Çekilen sistemli çilenin dozajı arttıkça nefis sıra dağları birer birer delinir, aşılır. Bu süreç sona doğru yaklaştıkça halkın deli dediği bu büyük ruhlu insan, Hakkın yanında veli sıfatını kazanmaya başlar.
Bu arınma, olgunlaşma işleminden önce, nefsin ağarlığını hissettirdiği, Alplik sıfatının öne çıktığı dönemlerde bu şahsiyetin mücadelesi olabildiğince dışa yöneliktir. (küçük cihat dönemi) Mücadelesi delikanlıcadır. Delice akan bir ırmaktır O. Bazı baharlarda coştukça coşar, bazen etrafını silip süpürebilir. İlahi rahmetin tam kontrolunda olduğu için genellikle uçurumların kenarından bir vesile ile çekip alınır, büyük cihat gününe hazırlanır.
Genellikle, görünür planda tama zafere ramak kala yaşatılan büyük hayal kırıklığı ile küçük cihattan büyük cihada çekilir bu büyük ruhlu şahsiyet. Halbuki, ilahi murad bambaşka bir senaryo taktir etmiştir ta ezelde.
12 Eylül 1980 hareketinin kapattığı siyasi partilerin isim ve amblemlerinin kullanma yasağının kalkması ile, 27 Aralık 1992 tarihinde, kapatılan M.H.P.nin o günkü delegelerinin katıldığı kongrede, M.H.Pnin isim, amblem kullanma yetkisi tekrar kurucu Alparslan Türkeşe devredilmiştir.
24 Ocak 1993 tarihinde yapılan kongrede. M.Ç.P. yerini M.H.P.ye bırakmış, Genel Başkanlığa da Alparslan Türkeş seçilmiştir. Başbuğumuz 24 Aralık 1995 tarihinde yapılan genel seçimlerde Adanadan milletvekilliği adaylığını açıklamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi, 24 Aralık 1995te yapılan genel seçimlerde antidemokratik %10luk ülke barajına takılarak meclise girememiştir.
Başbuğumuz, evli, ikisi erkek, beşi kız yedi çocuk babasıdır. İyi derce Fransızca ve İngilizce bilmektedir.
NE MUTLU TÜRK'ÜM DiYENE...
[Linki görmek için Kayıt veya Giriş yapmanız gerekmektedir.] |
|
| Başa dön |
|
 |
Mercan GOLD ÜYE


Kayıt: 28 Hzr 2007 Mesajlar: 2650
Durum: Çevrimdışı
Level : 41
|
Tarih: Pzr Tem 01, 2007 4:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
"Büyük" Adam.
Bozkurtlar ağlıyor, Yuğ'a gelmişler,
Hepsi de Yüce Buyruk'a gelmişler,
Belli ki Şehit Başbuğa gelmişler,
Şu "Dört Nisan" başka türlü kokuyor,
Ülkücü hareket, ırmak olmuş akıyor!
Gelmesin baharlar, açmasın güller,
Gözler konuşuyor, lâl olmuş diller,
Uyan Başbuğ'um! Turan Eller
Hepsi gelmiş, tabutuna bakıyor.
Ülkücü hareket, gürül gürül akıyor!
İnsan fâni, ölüm hakmış Başbuğ'um,
Ölüm Hakk'tan, çare yokmuş Başbuğ'um,
Kervanların yola çıkmış Başbuğ'um,
"Dokuz Işık" şimşek gibi çakıyor!
Ülkücü hareket, nehir gibi akıyor.
Üstümüzde "Üç Hilâl"li sancağın;
Unutulmaz o şefkatli kucağın,
Şunu bil ki; sönmeyecek Ocak'ın,
Ateşini, "Asena"lar yakıyor!
Ülkücü hareket, çağıl çağıl akıyor!
Gözler dolu, yaş tutmuyor kavaklar,
Bulutlarla boy ölçüşür bayraklar!
Dilde dua, kıpırdaşır dudaklar,
Kimi tekbir, kimi Kur'an okuyor,
Ülkücü hareket, coşkun coşkun akıyor!
Davan büyük, hepimizin "Dava"sı,
"Kızıl Elma" Ülkülerin en hası,
Başkent olmuş Ergenekon Ovası,
Yavrukurtlar kovuklardan çıkıyor!
Ülkücü hareket, ırmak gibi akıyor!
Çile ülkücüye kardeştir Çile!
Çile ülkücüye olmaz mesele!
Hangi engel dayanır ki bu sele!?
Seller taşmış, bentleri yıkıyor!
Ülkücü hareket, seller gibi akıyor!
Ülkem gelmiş "Dokuz Asır" yaşına,
Canlar feda bir tek çakıl taşına!
İşte Mehmet geçmiş gönder başına,
"Ay Yıldız"ı zirvelere takıyor!
Ülkücü hareket, ırmak oymuş akıyor!
Ülküdaş! Gün, durma günü değildir!
Haydi silkin, Başbuğ'unu sevindir!
Al dizgini işte meydan senindir!
Küheylanlar, bakın şaha kalkıyor!
Ülkücü hareket gürül gürül akıyor!
Nedret Büyüketi
ALLAH RAZI OLSUN KARDEŞİM GÜZEL PAYLAŞIMDI. |
|
| Başa dön |
|
 |
vatanist BANLANDI


Kayıt: 18 Ekm 2007 Mesajlar: 48
Durum: Çevrimdışı
Level : 5
|
Tarih: Cum Ekm 19, 2007 11:09 am Mesaj konusu: |
|
|
Eline Emeğine Sağlık Ama Bu Yük Şahsiyeti SAdece BÖyle Küçük Bi Başlıkla Olması Beni Üzdü _________________ Papaz Öldü Hristiyan Oldunuz Hrant Öldü Ermeni Oldunuz Sayısız ŞEHİT Verdik Hanginiz TÜRK Oldunuzzzz.
 |
|
| Başa dön |
|
 |
vatanist1 BANLANDI


Kayıt: 11 Ksm 2007 Mesajlar: 149
Durum: Çevrimdışı
Level : 11
|
Tarih: Pts Ksm 26, 2007 12:59 am Mesaj konusu: Alparslan Türkeşin Vefatı Ve Cenaze Merasimi |
|
|
Artık bu dünyanın sensiz hiç tadı yok
Dünyada her şey gözünü seninle açardı
Sen her şeyden olgun ve güzeldin(Mesnevi'den)
Türk siyasî hayatında "Başbuğ" olarak bilinen, Milliyetçi Hareket Partisi'nin efsanevî lideri Başbuğ Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 tarihinde geçirdiği bir kalp spazmı sonucu vefat etti. Başbuğ Türkeş'in ölüm haberi, Türkiye ve Türk dünyasında büyük tesirler meydana getirmiş ve özellikle ülkemizi yasa boğmuştur.
Alparslan Türkeş, 4 Nisan tarihinde Ankara Hilton Oteli'nde katıldığı bir nişan merasimi dönüşü özel aracında saat 22.30 sıralarında fenalaştı. Araba ile hastahaneye götürülürken yanında bulunanlara "Arabanın camını açın, daraldım" diyen Türkeş'in bu sıralarda yüzü sarardı ve nefesi sıkıştı. Bunun üzerine evine en yakın yerde bulunan Fatih Üniversitesi Çankaya Tıp Merkezi'ne götürülen Türkeş'e burada kalbi güçlendirici iğneler yapıldı. Alparslan Türkeş'e burada ilk müdahaleyi yapan Dr. Hüseyin Aka olayı şöyle anlatmıştır:
"Sayın Türkeş'in rahatsızlanarak hastanemize getirildiği söylenince apar topar geldim. Saat 22.45 civarındaydı. Bize gelir gelmez baktım durumu iyi değil. Hemen müdahaleye aldık. Müdahale 10 dakika kadar sürdü. Bu arada Bayındır Tıp Merkezi'ni arayarak hazırlık yapmalarını haber verdik. Prof. Dr. Arif Özdemir'le birlikte 5 dakika içinde Bayındır Tıp Merkezi'ne götürdük. Bu arada ambulans içinde sun'i teneffüse devam ettik. Gayet güzel müdahaleler yapıldı. Ama bize geldiğinde de kalbi çalışmıyordu ."
Çankaya Tıp Merkezi'nde yapılan bu müdahaleler sonuç vermeyince, Alparslan Türkeş korumaları tarafından acil olarak Bayındır Tıp Merkezi'ne saat 23.15 sıralarında getirildi. Nöbetçi Doktor Sertaç Yıldırım'ın yaptığı açıklamaya göre Alparslan Türkeş'in hastaneye getirildiğinde kalbi tamamen durmuştu. Kendisine masaj ve şok tedavisi uygulandı. Yoğun bakımı sırasında bir ara kalbi yeniden çalışır gibi olduysa da alınan bütün tıbbî tedbirlere rağmen Başbuğ Türkeş'in vefatına engel olunamadı.
Başbuğ Türkeş'in vefat haberi uzun süre doğrulanamadı. Haberin çeşitli televizyon kanallarında duyurulmaya başlamasından itibaren ülkücüler hastane önünde toplanmaya başladı. "Türkeş öldü" haberini kabullenmek istemeyen ülkücüler, hastane önünde dua edip ağladı ve tekbir getirdi. Nihayet Bayındır Tıp Merkezi'nin yetkilileri Alparslan Türkeş ile ilgili acı haberi saat 03.15 civarında resmen açıkladı.
...Ve son Başbuğ artık yoktu. Seksen yıllık ömrü sona ermiş, ardında gözü yaşlı milyonlar bırakarak göçüp gitmişti.
O gece ülkücüler uyumadı. Başbuğlarının ölüm haberini duyan talebeleri ve dava arkadaşları sabaha kadar gözlerini kırpmadan beklediler. _________________ Bizki Ustasıyız Vatan Sevmenin |
|
| Başa dön |
|
 |
vatanist1 BANLANDI


Kayıt: 11 Ksm 2007 Mesajlar: 149
Durum: Çevrimdışı
Level : 11
|
Tarih: Pts Ksm 26, 2007 12:59 am Mesaj konusu: Alparslan Türkeşin Sürgünden Dönüşü ve Siyasete Girişi |
|
|
27 Mayıs Harekâtı sonrasında oluşan MBK, olabildiğince çabuk, iktidarı sivillere devretmek isteyenlerle, partilerin politik faaliyetine izin verilmeden önce ülkenin siyasî yapısını değiştirecek reformları gerçekleştirmek isteyenler olarak ikiye bölünmüştü. İkinci grup olarak kabul edilen Alparslan Türkeş ve arkadaşlarının oluşturduğu 14'ler grubunun plânı askerî yönetimin en azından dört yıl, gerekirse daha fazla sürmesi yönündeydi. İki grubun tutumu siyasî olarak CHP ve İnönü üzerinde yoğunlaştı. Birinci gruptakiler, DP feshedildikten sonra en güçlü siyasî yapı olduğundan iktidarın CHP'ye devrini öneriyorlardı. Buna karşı 14'ler grubu, iktidarı çok kolay bir şekilde CHP'lilere teslim etmeye niyetli değildi. Temizlenmiş bir DP'nin yarışmada yer alabileceğini ummuşlardı. Fakat bunun artık imkânsız olduğu anlaşılınca, ülkede yeni bir siyasî ortak oluşturuluncaya kadar iktidarın orduda kalmasını tercih ettiler.
Başlangıçta bu grubun üyeleri politikada önemli bir etki gösterebiliyorlardı. Belki de ülkenin geleceği ile ilgili açık bir plâna sahip tek komite üyesi olan Alparslan Türkeş, Başbakanlık müşaviri olmuştu. Yine önemli isimlerinden olan Binbaşı Orhan Erkanlı ise önemli ve stratejik bir görev olan MBK Genel Sekreter Yardımcısı olmuştu.
MBK'de pek çok üye iktidarın sivillere devredilmesi konusunda acele etmediği için, çoğunluk ikinci gruptan yana idi. Üst rütbeli subaylar başbakanlık, iç işleri bakanlığı, savunma bakanlığı ve ulaştırma bakanlığı aracılığıyla yönetimi ellerinde bulunduruyorlardı. Diğer taraftan ikinci gruptakiler ordudaki kariyerlerinden vazgeçmişler ve kimileri de darbede görev alan ve fakat MBK'de bulunmayan Dündar Seyhan ve Talat Aydemir gibi aktif alt rütbeli subaylarla ilişkilerini sürdürmelerine rağmen, artık orduyla doğrudan ilişkileri kalmamıştı. Bu nedenle 14'ler grubu, generaller için bir tehdit oluşturuyordu. Alt rütbeliler, generaller olmadan hükûmeti devirmişlerdi. Aynı şeyi generallere karşı yapmamaları için hiçbir sebep yoktu. Dolayısıyla iki grup da birbirlerine karşı bir darbe korkusu içinde bulunuyorlardı .
MBK'de başlayan iç hesaplaşmayı fark ederek tedbir alınması gereğini ilk tespit eden 14'ler grubu olmasına rağmen rakiplerine karşı inisiyatifi ilk ele alan generaller olmuştur. 21 Eylülde Gürsel grubundan üyeler 27 Mayıs Hareketini halka açıklamak için Anadolu'da bir propaganda turu başlattılar. Ertesi gün 14'ler grubunun lideri olan Türkeş, başbakanlıktaki görevinden istifa etti. Türkeş'in görevinden istifası haberi komitedeki hareketliliği daha da arttırdı.
Eylül ayı içinde MBK, yasama yetkisini MBK'den devralacak bir Kurucu Meclis oluşturulması fikrini tartışmaya başlamıştı. MBK'nin iktidarda kalmasını isteyenler bu öneriye karşı çıktılar ve bunu engelleyeceklerinden de emindiler.
Zira MBK'de kararların alınması beşte dört çoğunluk şartına bağlanmıştı. Birinci gruptakiler böyle bir çoğunluğu sağlayamayacaklarını biliyorlardı. Bu arada basında da eleştiriler artmaya başlamış ve MBK'deki bölünme sürekli olarak işlenmiştir.
Cemal Gürsel, MBK içindeki muhalefete rağmen Turhan Feyzioğlu'nu Kurucu Meclis için bir yasa taslağı hazırlamaya davet etti. 3 Kasım'deki bu görevlendirmeden sonra, MBK'de 14'lerin, Gürsel grubuna karşı darbe hazırladığına dair haberler yayılmaya başladı. Bu arada Orhan Erkanlı 11 Kasım'de istifa etti ve İstanbul'a gitti. Erkanlı'nın İstanbul'a gidişini darbenin başladığı şeklinde yorumlayan generaller, işleri tesadüflere bırakmamayı kararlaştırarak 14'lerin tasfiye edilmesi hareketini başlattılar. Nitekim MBK'nin 14 üyesi 12 Kasımı 13 Kasıma bağlayan gece Gürsel'in imzaladığı bir emirle tasfiye edilmişler, bir iki gün içinde de aileleriyle birlikte dış ülkelere elçilik müşaviri olarak gönderilmişlerdi. _________________ Bizki Ustasıyız Vatan Sevmenin |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
|
|