Ahmet Yesevi (1093 - 1156)

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> Dini Hikayeler -> Kim Kimdir ?
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ŞeFKaT
FORUM YÖNETİCİSİ
<b>FORUM YÖNETİCİSİ</b>


Kayıt: 09 Şub 2007
Mesajlar: 17850
Konum: İSTANBUL
Durum: Çevrimdışı

Level : 77
HP: 35493 / 38580  
 92%
MP: 0 / 18421  
 0%
EXP: 639 / 749  
 85%
MesajTarih: Prş Şub 15, 2007 10:16 pm    Mesaj konusu: Ahmet Yesevi (1093 - 1156) Alıntıyla Cevap Gönder

Ahmet Yesevi (1093 - 1156)


Osmanlı topraklarında doğmasa da, Osmanlı döneminde yaşamasa da Ahmet Yesevi'nin Osmanlı İmparatorluğu üzerinde önemli etkileri olmuştur. Etkileri günümüze kadar ulaşan Ahmet Yesevi, 11. Yüzyılın ikinci yarısında bugünkü Kazakistan'ın Çimkent şehrinin doğusundaki Sayram kasabasında doğmuştur. Sayram, o dönemde önemli bir kültür ve ticaret merkezidir.


Babasının ölümünden sonra, ablası ile birlikte Sayram yakınlarındaki Yesi'ye yerleşen Yesevi, burada "Arslan Baba" adlı bir Türk şeyhinden ilk eğitimini almaya başlamıştır. Türbesi Yesi yakınındaki Otrar'da bulunan Arslan Baba, rivayete göre; Hz. Muhammed'in emanet ettiği hurmayı Ahmet Yesevi'ye ulaştırmak görevini üstlenmiştir. Mezar-ı Şerifte bulunduğu bir dönem, İmam Rıza'nın öğrencisi olduğu belirtilen Arslan Babanın, Yesevi'nin manevi yücelmesinde önemli bir yeri vardır.


Eğitiminin ilk aşamasını tamamladıktan sonra dönemin en önemli merkezi olan ve değişik bölgelerden binlerce öğrencinin akınına uğrayan Buhara'ya giden Yesevi, burada dönemin önde gelen din bilginlerinden olan Şeyh Yusuf Hemedani'ye bağlanmıştır. Türbesi Merv'de bulunan Hemedani'den yoğun bir tasavvuf eğitimi alan Yesevi, Şeyhin dört halifesinden üçüncüsü olmuş ve ilk iki halifeden sonra şeyhinin yerine geçmiştir.


Hamedani'den aldığı bir işaretle buradaki irşad makamını Şeyh Adülhalik Gücdûvani'ye bırakarak Yesi'ye dönen Yesevi, büyük bir etki alanına ulaşacak olan Yeseviye Ocağı'nı kurmuştur. Abdülhalik Gücdüvani ise öğrencisi Muhammed Bahaüddin Nakşbend'i yetiştirerek, o dönemde Yeseviye Ocağı dışında ortaya çıkan iki büyük tarikattan birinin öncülüğünü yapmıştır. Buhara'da kurulan Nakşibendiye tarikatı, zamanla Afganistan, Hindistan ve Anadolu'ya yayılmıştır.


Yesevi, öğretisini hocası Arslan Baba'dan aldığı "ehl-i beyt" sevgisi ve bu doğrultudaki tasavvuf anlayışı üzerine kurmuştur. Bir Türk sufi tarafından kurulan bu ilk büyük "Türk tarikatı", önce Maveraünnehir, Taşkent ve çevresi ile batı Türkistan'da etkili olmuştur. Daha sonra Horasan, İran ve Azerbeycan'da yaşayan Türkler arasında yayılan Yesevi tarikatı, 13 yüz yıldan başlayarak göçlerle Anadolu'ya, oradan da Balkanlara ulaşmıştır.


Yesevi öğretisinin bu denli etkili olmasının temel nedenlerinden biri; Ahmet Yesevi'nin düşüncelerini anlatmak için, o dönemde gelenek olduğu üzere Arapça veya Farsça'yı değil, Türkçe'yi seçmesidir. Hece vezniyle yazdığı şiirlerle öğretisinin hızla yayılmasını ve kuşaktan kuşağa kolayca aktarılmasını bu yolla sağlayan Yesevi'nin "Hikmet" olarak adlandırılan ve yüzyıllarca sözlü olarak yaşatılan şiirleri, 15. Yüzyılda yazıya geçirilerek "Divan-ı Hikmet" adı altında toplanmış ve kutsal bir kitap olarak elden ele dolaşmıştır.


İslam'ın değerlerini Türk kültürünün değerleri ile kaynaştıran Yesevi öğretisi, özellikle bozkırlarda yaşayan Türk boylarının İslamiyet'i benimsemesini kolaylaştırmıştır. İslam'ı tanımalarına ve benimsemelerine karşın, varolan değerlerinden kopmayan bu topluluklar için, kentli din bilginlerinin sunduğu kuralcı İslamiyet'ten çok, dervişlerin sunduğu, dine esnek yaklaşan ve eski inançları yadsımayan, bir İslam anlayışı daha yakın gelmiştir. Böylece "şaman" geleneklerinin bir kısmı az ya da çok değişikliklere uğrasa bile varlığını sürdürmek imkanı bulmuştur. Geleneğe göre, toplumsal yaşamın her alanında olduğu gibi, dinsel törenlerde de kadın-erkek birliktedir. Kazakistan'da "Yesevi Zikri" adı verilen törenlerde, geleneğin islami değerlerle kaynaştırılarak bu gün bile sürdürüldüğü görülebilir.


Bu örnekler, Yesevi'nin temsil ettiği İslam'ın, varolan inanç sisteminin tamamen terk edilmesini şart koşmadığını ortaya koymaktadır. Bu yüzden bugün yalnızca Kazakistan'da değil, eski Türkistan toprakları üzerinde yaşayan Türk topluluklarının çoğunda şaman gelenekleri İslamiyet içinde varlığını sürdürür. Üstelik bu uygulamalar, Ahmet Yesevi'nin izinden gidenlerce Anadolu'ya ve Balkanlar'a da taşınmıştır.


Ahmet Yesevi, öğretisini "Dört Kapı" olarak bilinen şu ilkeler üzerine kurmuştur: Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat'tir. Dört Kapı, İslamiyet'ten önceki Türk inançlardan kaynaklanmıştır. Şamanlıkta Doğu, Batı, Kuzey ve Güney yönleri, kutsal kabul edilen dört ögedir. Yönler dört renk ve dört kutsal varlıkla simgeleştirilmiştir: Mavi, Beyaz, Siyah ve Kızıl. Ağaç, Demir, Su ve Ateş. Şaman inancına göre bunlar, evrenin ve insanın özünü oluşturur: Adalet, Kudret, Akıl ve Uyum.


Dört Kapı ilkesi Hacı Bektaş Veli'nin öğretisine de temel oluşturur. Hacı Bektaş Veli her bir kapıya onar makam ekler ve "Dört Kapı, Kırk Makam" olarak adlandırılan ilkeler bütününü ortaya koyar.
_________________
"Yâ Rabbî! Bizleri kıyamete kadar
Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i imaniye
ve esrar-ı Kur'âniye ile kemâl-i ferah ve sevinçle meşgul eyle.
âmin. İnşaallah."
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
ŞEYHÜLİSLÂM
VİP ÖZEL ÜYE
<b>VİP ÖZEL ÜYE</b>


Kayıt: 14 Şub 2007
Mesajlar: 9379
Konum: İstanbul
Durum: Çevrimdışı

Level : 63
HP: 9456 / 19700  
 48%
MP: 0 / 9406  
 0%
EXP: 304 / 454  
 66%
MesajTarih: Cmt Şub 17, 2007 4:11 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER ABLA EMEĞİNE SAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN GERÇEKTEN GÜZEL BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİN.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
SoNuNa_KaDaR
GOLD ÜYE
<b>GOLD ÜYE</b>


Kayıt: 09 Şub 2007
Mesajlar: 2519
Konum: ist
Durum: Çevrimdışı

Level : 40
HP: 652 / 5017  
 13%
MP: 2395 / 2395  
 100%
EXP: 58 / 168  
 34%
MesajTarih: Pzr Şub 18, 2007 6:36 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

saol bacım :D
_________________
TASAVVUF YAKADA ROZET
DEĞİL;GÖNÜLDE KURŞUN OLMALI..
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
Mercan
GOLD ÜYE
<b>GOLD ÜYE</b>


Kayıt: 28 Hzr 2007
Mesajlar: 2650

Durum: Çevrimdışı

Level : 41
HP: 752 / 5376  
 14%
MP: 2567 / 2567  
 100%
EXP: 21 / 177  
 11%
MesajTarih: Sal Tem 03, 2007 12:56 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

bizler hoca ahmet yesevinin alp-erenleriyiz

allah razı olsun kardeşş
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    SEYF-İSLAM FORUM Forum Ana Sayfa -> Dini Hikayeler -> Kim Kimdir ? Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Benzer Konular
Başlık Yazar Forum Cevaplar Tarih
Yeni mesaj yok Ahmet El Acemi---Tarık Suresi ŞeFKaT Kuran-ı Kerim 0 Çrş Mar 07, 2012 4:15 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Ahmet ALTAN - Odundan Meyva..! ŞEYHÜLİSLÂM Risale-i Nur & Nur Cemaati 1 Pts Arl 19, 2011 11:48 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Bir hasbihal, Rabbi Ahmet, Mehmet ola... Nurun Ala Nur Amatör Şiirler & Yazılar 1 Pzr Ksm 20, 2011 1:25 am Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Zâhid Yozgadî Şeyh Hacı Ahmet Efendi SERZAKİR Allah Dostları 0 Pzr Ekm 09, 2011 3:05 pm Son Mesajı Görüntüle
Yeni mesaj yok Yesevi Tarikatının Adabı ReYYaN İslami Cemaatler 1 Cmt Şub 19, 2011 11:59 pm Son Mesajı Görüntüle